Türkiye'de Nüfus Yaşlanıyor: Kadınlar Anneliği Neden Erteliyor?
Nüfus Yaşlanıyor, Doğurganlık Düşüyor: Sebepler Araştırıldı

Türkiye'de Derin Bir Demografik Dönüşüm: Nüfus Yaşlanıyor, Doğurganlık Düşüyor

Türkiye, sessiz ama derin bir demografik dönüşüm sürecinden geçiyor. Nüfus giderek yaşlanırken, doğurganlık oranları düşüş eğilimi gösteriyor ve genç nüfusun payı azalıyor. Uzmanlar, bu tablonun arkasında yatan en kritik nedenlerden birinin, anneliğin çalışma hayatında hâlâ bir "bedel" olarak algılanması olduğunu belirtiyor.

Eğitim-Bir-Sen'in Çarpıcı Araştırması: 15 Bin Kadın Katıldı

Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu ve EBSAM işbirliğiyle hazırlanan kapsamlı bir saha araştırması, kadınların doğumu neden ertelediğini çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. 81 ilden toplam 15 bin 44 kadın eğitim çalışanının katılımıyla gerçekleştirilen bu araştırma, sorunun yapısal temellerden kaynaklandığını ortaya koydu. Araştırmada, eğitim ve sağlık sektörlerinde kadın istihdamının yüzde 60'ların üzerine çıktığına dikkat çekilirken, aynı kadınların çalışma hayatında kalabilmek adına anneliği ertelemek zorunda kaldıkları vurgulandı.

Doğum İzni Talebi: Toplam 60 Hafta

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 93'ü, doğum sonrası izin süresinin artırılması gerektiğini savunuyor. Katılımcıların yüzde 90'ı ise doğum izninin, doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 52 hafta olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılmasını talep ediyor. Araştırmayı yürüten uzmanlar, bu talebin bir ayrıcalık değil, kadınların hem anne hem de çalışan kimlikleriyle var olabilme arzusunu yansıttığının altını çiziyor.

Kadınlar, doğumdan kısa bir süre sonra işlerine dönmek zorunda kaldıklarını, bebek bakım sorumluluğunu ve vicdani yükü çoğunlukla tek başlarına taşıdıklarını ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 70'inden fazlası, doğum izni sonrası işe dönüş sürecinde yeterli destek görmediklerini belirtiyor. Bu durum, kadınların doğumdan sonra aynı tempo, beklenti ve iş yüküyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor ve anneliğin iş hayatında görünmez bir maliyete dönüştüğünü gösteriyor.

Esnek Çalışma ve Hakların Korunması Vurgusu

Katılımcıların yüzde 81'i, doğum izninin iş ve aile hayatı dengesini kurmayı kolaylaştırdığını dile getiriyor. Uzmanlara göre bu veri, doğru planlanmış annelik haklarının kadınların verimliliğini azaltmadığını, aksine çalışma hayatını güçlendirdiğini kanıtlıyor. Araştırmada ayrıca şu talepler öne çıkıyor:

  • Katılımcıların yüzde 92'si yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini istiyor.
  • Yüzde 96'sı bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını talep ediyor.

Kadınlar, gelir kaybı yaşamadan, emeklilik hakları zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden güvenceli esnek çalışma modelleri istediklerini vurguluyor. Çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenleme yapılması ve kadın kamu görevlileri için haftalık çalışma süresinin 32 saate indirilmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Annelik: Bedel Değil, Toplumsal Değer

Araştırma, kadınların doğumu ertelemesinin temel nedenlerinden birinin, anneliğin iş hayatında "bedel" olarak görülmesi olduğunu bir kez daha teyit ediyor. "Annelik bedel değil, toplumsal bir değerdir" mesajı verilirken, bu değerin korunmasının devletin ve toplumun ortak sorumluluğu olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamlı çalışma, Türkiye'nin demografik geleceği için acil politikalar geliştirilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor.