Modern ebeveynlik yaklaşımları arasında sıkça tartışılan pozitif ebeveynlik, çocukları hayatın zorluklarından koruma odaklı mı yoksa onları bu zorluklara hazırlama odaklı mı olmalı? 03 Ocak 2026 Salı günü yaşanan bir kişisel deneyim, bu soruyu bir kez daha gündeme getiriyor.
İyi Niyetli Koruma Kalkanı ve Gerçeklikten Uzaklaşma Riski
Uzmanlar, çocukları üzülmesinler diye sunulan aşırı korumacı ve steril yaşamların, onları gerçek hayata hazırlamakta yetersiz kaldığını vurguluyor. İyi niyetle örülen bu ipek kozalar, çocukları korumaktan çok, hayatın doğal akışından ve gerçeklikten uzaklaştırabiliyor. Oysa çocuklar, hayatın küçük aksaklıklarını, hayal kırıklıklarını ve tüm duyguları deneyimleyerek güçleniyor ve dayanıklılık kazanıyor.
Bu bağlamda, anne-babanın asli görevinin çocukları hayattan saklamak değil, onları hayatın gerçekliği ile tanıştırmak ve bu gerçekliğe hazırlamak olduğu görüşü öne çıkıyor. Pınar Yıldız Yüksel isimli bir velinin yaşadıkları da tam olarak bu noktaya işaret ediyor.
Bir Anne ve Okuldan Geç Alma Kabusu
Kızının etüt saatinden sonra onu okuldan alması gereken bir gün, Pınar Yıldız Yüksel işten bir buçuk saat erken ayrıldı. Ancak saat 17.00'deki buluşma için yola çıkmış olmasına rağmen, beklenmedik bir trafik sıkışıklığı planlarını altüst etti. Trafik bir türlü açılmıyor ve geçen her dakika kaygıyı artırıyordu.
"Ya yetişemezsem, ya beni göremeyince korkarsa, keşke daha erken çıksaydım..." gibi düşünceler zihnini meşgul ediyordu. Trafik daha da kilitlenince, çözüm arayışlarına başladı. Önce kızının öğretmenine ulaşmaya çalışarak durumu bildirdi. Ardından, veli iletişim grubuna mesaj bırakarak, okulda olan bir veliden kızına haber vermesini rica etti. Tüm bu çabalar, içindeki endişe seviyesini düşürmeye yetmedi.
Beklenmedik Rahatlama ve Önemli Bir Farkındalık
Tüm engellere rağmen, Pınar Yıldız Yüksel okula sadece beş dakika gecikmeyle ulaşmayı başardı. Ancak okul lobisine girdiğinde gördüğü manzara onu şaşırttı. Kızı, arkadaşlarıyla birlikte oturmuş, keyifle sohbet ediyor ve kahkahalar atıyordu. Yüzündeki mutluluk ve rahatlık, annesinin tüm endişelerini bir anda dağıttı.
Bu an, onun için önemli bir farkındalık yarattı. Belli ki, okuldan geç alınan tek çocuk kendi kızı değildi ve kızı, bu küçük bekleyiş anını arkadaşlarıyla geçirerek sorunsuz bir şekilde atlatmıştı. Bu durum, çocukların sanılandan daha dayanıklı olduğunu ve her küçük aksamanın onlar için bir krize dönüşmek zorunda olmadığını gösterdi.
Sonuç olarak, pozitif ebeveynlik yaklaşımının etkililiği, çocuğu her türlü olumsuzluktan izole etmekte değil, onu bu olumsuzluklarla baş edebilecek duygusal araçlarla donatmakta yatıyor. Gerçekçi beklentiler, küçük hayal kırıklıklarına izin vermek ve çocuğun kendi çözümlerini bulması için alan tanımak, onları geleceğin daha büyük zorluklarına hazırlayan en önemli adımlar olarak öne çıkıyor.