Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, oruç ibadetiyle ilgili en çok merak edilen konular gündeme gelmeye başladı. Bu konuların başında ise, oruçluyken cinsel ilişkiye girilip girilemeyeceği ve bunun oruca etkisi geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, bu hassas konuya dair dini hükmü net bir şekilde açıkladı.
Oruçluyken Cinsel İlişkinin Hükmü Nedir?
Diyanet İşleri Başkanlığı'na göre, oruçlu iken bilerek ve isteyerek cinsel ilişkiye girmek, orucu kesin olarak bozmaktadır. Bu durum, yeme ve içme gibi orucun temel yasakları kapsamında değerlendirilir. Ancak cinsel ilişkinin hükmü, sadece orucun bozulmasıyla sınırlı değildir. Diyanet'in açıklamalarına göre, bu fiil aynı zamanda kefareti de gerektirmektedir.
Kefaret, Ramazan ayında orucu kasten bozmanın cezası olarak uygulanan bir yükümlülüktür. Bu durumda kişinin, peş peşe iki ay oruç tutması gerekir. Buna gücü yetmeyenler ise belirlenen alternatifleri yerine getirmekle yükümlüdür. Bu hüküm, cinsel ilişkinin oruç ibadetinin ruhuna ve bedensel arzuların kontrol altına alınması amacına aykırı olduğu gerçeğine dayanmaktadır.
Sahur ve İftar Vakitlerine Dikkat!
Diyanet, cinsel ilişkinin oruca etkisi konusunda zamanlamanın da kritik olduğunu vurguluyor. Sahur vaktinde, henüz imsak girmediği için cinsel ilişkiye girmenin oruca bir zararı yoktur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ilişkinin imsak vaktinden önce kesinlikle sona erdirilmesi gerektiğidir. İmsak girdikten sonra devam eden ilişki, orucu bozar ve kefareti gerektirir.
İftardan sonra ise, oruç sona erdiği için cinsel ilişkiye girmenin dini açıdan herhangi bir sakıncası bulunmamaktadır. Diyanet, oruç tutan eşlerin bu hususu iftar sonrasına ertelemelerini tavsiye etmekte, böylece ibadetin geçerliliği konusunda hiçbir tereddüt yaşanmamasını önermektedir.
Düşünce ve Yakınlaşma Orucu Bozar mı?
Diyanet İşleri Yüksek Kurulu, bu konuda merak edilen diğer noktalara da açıklık getirdi. Buna göre, sadece cinsel düşünce tek başına orucu bozmaz. Ancak bu düşünceler bilinçli olarak sürdürülür ve cinsel boşalmaya (inziva) yol açarsa, oruç bozulur ve sadece kaza orucu gerekir. Kişinin iradesi dışında gelen düşünceler ise oruca zarar vermez.
Benzer şekilde, oruçluyken eşler arasında sarılma veya öpme gibi yakınlaşmalar da tek başına orucu bozmaz. Fakat bu davranışların cinsel ilişkiye veya boşalmaya yol açma ihtimali yüksek olduğundan, din alimleri oruçlu kişilerin bu tür davranışlarda son derece dikkatli ve ölçülü olmalarını önermektedir. Bu tür bir yakınlaşmanın istenmeyen bir sonuca yol açması halinde oruç bozulur ve kaza gerekir.
Sonuç olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamaları, oruç ibadetinin sadece aç ve susuz kalmak olmadığını, aynı zamanda nefsi ve bedensel arzuları kontrol etmeyi de içerdiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Oruç tutan Müslümanların, ibadetlerinin sahih olması için bu kurallara azami özen göstermesi büyük önem taşımaktadır.