Samsun'da Bir Cep Telefonu Tamircisinin Sıra Dışı Dostu: Kuzu 'Kıvırcık'
Samsun'un İlkadım ilçesinde, Saathane Meydanı'nda cep telefonu tamirciliği yapan 53 yaşındaki İlkay İsmailoğlu, hayatına yeni bir anlam katan sıra dışı bir dost edindi. İsmailoğlu, yaklaşık 20 günlük ve annesi ölen bir kuzuyu sahiplenerek ona "Kıvırcık" adını verdi. Bu dokunaklı hikaye, hayvan sevgisinin sınır tanımadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Hayvan Sevgisi Nasıl Başladı?
İlkay İsmailoğlu, hayvanlara olan ilgisinin bir arkadaşının kuzusuna 4 ay bakmasıyla başladığını anlatıyor. O kuzu geri alındığında büyük üzüntü yaşayan İsmailoğlu, başka bir hayvan sahiplenmek istedi. Birkaç gün önce, bir çoban arkadaşı, annesi ölen ve bakıma muhtaç durumdaki küçük kuzuyu kendisine getirdi. İsmailoğlu, bu kuzuyu satın alarak onunla derin bir bağ kurmaya başladı.
"4 günden beri beraberiz ve hiç ayrılmıyoruz" diyen İsmailoğlu, kuzuyla olan günlük rutinini şöyle aktarıyor: "Çiftlik, Mecidiye, Saathane Meydanı'nda beraber geziyoruz. Gece bile beraber yatıyoruz. Ben çıktığım zaman evi yıkıyor, ağlıyor. Geldiğim zaman yanımda susuyor. Kokuma da alışmış, sürekli yanımda."
Kuzu 'Kıvırcık'ın Bakımı ve Günlük Yaşamı
Tek başına yaşayan İsmailoğlu, iş yerine giderken bile kuzusunu yanında götürüyor. Sokaklarda İsmailoğlu'nun peşinden ayrılmayan "Kıvırcık", görenlerin ilgisini çekiyor ve şaşkınlık yaratıyor. Kuzunun bakımına büyük özen gösteren İsmailoğlu, günde dört biberon süt içirdiğini belirtiyor.
Evde kuzu için özel bir düzen kuran İsmailoğlu, "Koltuğa muşamba seriyorum, üstüne battaniye koyuyorum, o vaziyette yatıyor. Sabahleyin muşambayı yıkıyoruz" diye ekliyor. Bu detaylı bakım, aralarındaki sevgi bağının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Güçlü Bir Bağ ve Duygusal İfadeler
İsmailoğlu, kuzuyla arasında oluşan güçlü bağı vurgulayarak, "Çok güzel anlaşıyoruz. Çok sevimli, ikimiz de beraber birbirimizi bulmuşuz. İnşallah ayrılmayacağız" ifadelerini kullanıyor. Bu sözler, hayvanların insan hayatındaki terapötik ve duygusal rolünü hatırlatıyor.
Saathane Meydanı'nda kuzuyu gören Dursun Şimga ise şaşkınlığını gizleyemiyor: "Köpek, kedi olur ama kuzu olunca şaşırdık. Şuraya bak. Bir aylık bir şey" diyerek, bu sıra dışı dostluğun toplumda yarattığı etkiyi özetliyor.
Bu hikaye, hayvan sevgisinin tür ayrımı gözetmeksizin nasıl derin bağlar kurabileceğinin canlı bir örneği olarak, İsmailoğlu ve "Kıvırcık"ın samimi ilişkisiyle dikkat çekiyor.



