Hitit Üniversitesi akademisyenleri, akciğer kanseri tedavisinde kullanılan bir ilacın dozunu azaltıp etkinliğini artırmak amacıyla manyetik özellikli nanotaşıyıcı sistem geliştiriyor. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) desteğiyle yürütülen projede, biyoyararlanımı düşük olan ilacın hedef dokuya kontrollü ulaştırılması hedefleniyor.
Proje Üç Aşamadan Oluşuyor
Proje ekibinde yer alan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Dönmez Güngüneş, çalışmanın üç aşamadan oluştuğunu belirtti. İlk aşamada ilaç taşıyıcı nanopartikül sentezleneceğini, manyetik özellik kazandırılacağını ve bu nanopartikülün ilaçla etkileştirileceğini söyledi. Ardından ilacın tutunma ve taşınma kapasitesinin belirleneceğini, biyolojik uyumluluk testlerinin yapılacağını ifade etti.
Güngüneş, “Manyetik alana yanıt verip vermediği ve yönlendirme yapılıp yapılmadığı üzerine deneyler planladık. Hedefimiz, ilacı daha etkili şekilde, yan etkileri azaltarak ve harici manyetik alan kullanarak tümör dokusuna yönlendirmek” dedi. Bu sayede hastaya verilen dozun azaltılması, yan etkilerin en aza indirilmesi ve tedavi maliyetinin düşürülmesi amaçlanıyor.
Sistem Farklı Hastalıklarda da Kullanılabilecek
Dr. Öğretim Üyesi Nazlı Hayırlı Özyol, geliştirilen nanomalzemenin yalnızca akciğer kanseri için değil, farklı hastalık ve ilaçlarda da kullanılabileceğini vurguladı. Özyol, “Kanser tedavisinde kullanılan yüksek katma değere sahip, yurt dışına bağımlı olduğumuz bir ilacı araştırıyoruz. Nanomalzeme sayesinde ilacı kanser hücrelerine daha kolay ulaşabilir forma dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Bu sistem, ülkemiz açısından stratejik öneme sahip” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. İlknur Tosun Satır ise çevre dostu üretim yöntemleriyle zararlı kimyasallar ve çözücüler kullanmadan nanomalzeme geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Proje Ocak 2026'da başladı ve 2027 yılı sonunda tamamlanması planlanıyor.



