Cumhurbaşkanlığı Koruma Personeli Eşine Şiddet Uyguladı, Tutuklandı
Koruma personeli eşine şiddetten tutuklandı

Ankara'da yaşanan ve toplumda büyük tepki uyandıran bir olayda, Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi'nde görevli bir personel, eşine uyguladığı şiddet nedeniyle adli makamlara sevk edildi ve tutuklandı. 17 Ocak 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan olay, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un sosyal medya paylaşımıyla duyuruldu.

Bakan Tunç'tan Sert Kınama ve Açıklama

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, X (eski Twitter) hesabından yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddeti şiddetli bir dille eleştirdi. Tunç, "Kadına şiddet, insanlık onuruna yöneltilmiş en karanlık, en çirkin, en aşağılık saldırıdır" ifadelerini kullanarak, şiddetin hiçbir türünü kabul etmediklerini ve özellikle kadına yönelik şiddeti tartışmasız bir şekilde reddettiklerini vurguladı.

Bakan Tunç aynı paylaşımında, Ankara'da meydana gelen olayla ilgili somut adli süreci de kamuoyuyla paylaştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli hakkında "kasten yaralama" suçundan soruşturma başlatıldığını belirten Tunç, gözaltına alınan şahsın, Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklama kararı verilerek cezaevine gönderildiğini açıkladı.

Olayın Gelişimi ve Yargı Süreci

Olay, başkent Ankara'da, Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi personeli olan şüphelinin eşine fiziksel şiddet uygulamasıyla ortaya çıktı. İhbar üzerine harekete geçen kolluk kuvvetleri, şüpheliyi gözaltına aldı. Yapılan başvuru sonrasında savcılık, "kasten yaralama" suçundan resen soruşturma başlattı.

Toplanan deliller ve ifadelerin ardından, şüpheli hakkında tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk işlemi gerçekleştirildi. Sulh Ceza Hâkimliği, yapılan sorgulamanın ardından şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Bu karar, kamu görevlileri de dahil olmak üzere, kadına yönelik şiddet eylemlerinin cezasız kalmayacağı yönünde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

Kamuoyu Tepkisi ve Sonuçlar

Olay, özellikle devletin en üst düzey koruma birimlerinde görev yapan bir personelin karıştığı bir şiddet vakası olması nedeniyle geniş yankı buldu. Yetkililerin hızlı müdahalesi ve şeffaf açıklamaları, yargı sürecinin işletilmesi konusunda olumlu karşılandı.

Bu olay, kadına yönelik şiddetle mücadelede kanun önünde herkesin eşit olduğu ve makam-mevki ayrımı gözetilmeksizin adli işlemlerin yürütüleceği gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Adalet Bakanlığı'nın bu konudaki kararlı tutumu, benzer vakalarda da aynı hassasiyetin gösterileceği beklentisini güçlendirdi. Toplumun her kesiminden, şiddetin her türlüsüne karşı sıfır tolerans politikasının uygulanmaya devam etmesi çağrıları yapılıyor.