BM'den kum krizi uyarısı: Stratejik kaynak haline geldi
BM'den kum krizi uyarısı: Stratejik kaynak haline geldi

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından yayımlanan 'Sand and Sustainability 2026' raporu, dünyanın hızla artan kum tüketiminin çevresel, ekonomik ve toplumsal açıdan ciddi bir krize dönüştüğünü gözler önüne serdi. Rapora göre kum, artık sadece inşaat sektörünün temel hammaddesi değil; aynı zamanda küresel kalkınma, kentleşme ve altyapı yatırımlarının merkezinde yer alan stratejik bir kaynak haline geldi. Ancak kontrolsüz çıkarım, nehir ekosistemlerinden kıyı şeritlerine kadar geniş bir yıkıma yol açıyor.

Kum, dünyanın en çok tüketilen katı hammaddesi

Raporda, suyun ardından dünyanın en çok kullanılan doğal kaynağının kum olduğu belirtiliyor. Beton, asfalt, cam, elektronik ürünler, güneş panelleri ve mikroçip üretiminde kullanılan kumun yıllık tüketimi onlarca milyar tonu buluyor. Özellikle hızlı kentleşme yaşayan ülkelerde talep her geçen yıl artıyor. Birleşmiş Milletler uzmanlarına göre mevcut tüketim modeli sürdürülebilir değil. Dünya genelinde şehirleşme, otoyol projeleri, limanlar, havaalanları ve enerji altyapıları için devasa miktarlarda kum kullanılıyor. Rapor, kumun 'stratejik ama görünmez' bir kaynak olarak değerlendirildiğini vurguluyor.

Nehirler ve kıyılar tahrip oluyor

Raporda en büyük çevresel risklerden birinin nehirlerden ve kıyılardan yapılan aşırı kum çıkarımı olduğu ifade ediliyor. Kontrolsüz madencilik nedeniyle nehir yataklarının derinleştiği, su akışlarının değiştiği ve biyolojik çeşitliliğin zarar gördüğü belirtiliyor. Özellikle deltalar ve kıyı bölgeleri ciddi erozyon tehdidi altında bulunuyor. Uzmanlar, kum çıkarımının balık popülasyonlarını azalttığını, tarım alanlarını tehdit ettiğini ve taşkın risklerini artırdığını belirtiyor. Bazı bölgelerde kıyı köylerinin tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı kaydediliyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Yasa dışı kum ticareti büyüyor

Rapor, küresel kum ekonomisinin önemli bölümünün kayıt dışı yürüdüğüne dikkat çekiyor. Özellikle Asya, Afrika ve Latin Amerika'daki bazı bölgelerde yasa dışı kum madenciliğinin organize suç ağlarıyla bağlantılı hale geldiği ifade ediliyor. Birçok ülkede denetim eksikliği nedeniyle çevre standartlarının uygulanamadığı belirtilirken, yerel halk ile şirketler arasında çatışmaların arttığı aktarılıyor. Rapora göre yasa dışı faaliyetler nedeniyle devletler büyük vergi kaybına uğruyor.

Kadınlar ve yoksul toplumlar daha fazla etkileniyor

UNEP raporu, kum ekonomisinin sosyal boyutuna da dikkat çekiyor. Özellikle düşük gelirli toplumlarda kum çıkarımının geçim kaynağı haline geldiği ancak çalışanların çoğunun güvencesiz koşullarda faaliyet yürüttüğü belirtiliyor. Kamboçya, Sierra Leone ve Gana örneklerinin incelendiği bölümde, kadınların kum ticaretinde önemli roller üstlendiği ancak sektörün büyük ölçüde kayıt dışı olduğu vurgulanıyor. Sierra Leone'nin başkenti Freetown'da kum ticaretinin kadınlara ekonomik bağımsızlık sağladığı ancak aynı zamanda kırılgan bir gelir modeli oluşturduğu ifade ediliyor.

İklim kriziyle doğrudan bağlantılı

Rapora göre kum kullanımı iklim kriziyle de doğrudan ilişkili. Beton üretimi yüksek karbon salımı yaratırken, kıyıların ve sulak alanların tahrip edilmesi doğal karbon yutaklarının kaybına neden oluyor. Uzmanlar, plansız kum çıkarımının iklim değişikliğine karşı kırılganlığı artırdığını belirtiyor. Özellikle deniz seviyesinin yükseldiği bölgelerde kıyı erozyonunun hızlanmasının milyonlarca insan için risk oluşturduğu ifade ediliyor.

BM'den 'döngüsel ekonomi' çağrısı

Birleşmiş Milletler, çözüm için kum kullanımında 'döngüsel ekonomi' modeline geçilmesi gerektiğini savunuyor. Raporda geri dönüştürülmüş inşaat malzemelerinin daha fazla kullanılması, alternatif materyaller geliştirilmesi ve kum çıkarımının sıkı biçimde denetlenmesi öneriliyor. Ayrıca ülkelerin ulusal kum politikaları oluşturması, veri toplama sistemlerini güçlendirmesi ve yasa dışı ticaretle mücadeleyi artırması gerektiği belirtiliyor. UNEP, kumun artık sınırsız bir kaynak gibi değerlendirilemeyeceği uyarısında bulunuyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

'Kum, yeni stratejik kaynak'

Raporun en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise kumun gelecekte enerji, teknoloji ve altyapı güvenliği açısından stratejik bir kaynak haline geleceği yönündeki vurgu oldu. Uzmanlara göre sürdürülebilir yönetim sağlanamazsa, kum kaynakları üzerindeki rekabet önümüzdeki yıllarda daha büyük ekonomik ve siyasi sorunlara yol açabilir.