Brüksel'de Küresel Sumud Parlamenterler Kongresi Gerçekleşti
Belçika'nın başkenti Brüksel'de organize edilen Küresel Sumud Parlamenterler Kongresi, dünyanın dört bir yanından gelen milletvekillerini, uluslararası kuruluş temsilcilerini ve Birleşmiş Milletler raportörlerini bir araya getiren önemli bir buluşma oldu. Kongre, Filistin meselesinin çok boyutlu olarak ele alınmasına ve küresel dayanışma çağrılarına sahne oldu.
İnsani Kriz ve Uluslararası Hukuk Paneli Düzenlendi
"Gazze'yi daha geniş Filistin bağlamına yerleştirmek: İnsani ihtiyaçlar, hizmet çöküşü ve yapısal sınırlamalar" başlıklı panelde, Filistin'de yaşanan derin insani kriz ve uluslararası hukuki süreçler detaylı bir şekilde tartışıldı. Sumud kavramının sevgi ve dayanışma temelli bir direniş biçimi olduğu vurgulandı.
Panelde konuşan hukukçu ve analist Diana Buttu, Filistin'de yaşananların sistematik bir insanlıkdışılaştırma sürecinin neticesi olduğunu belirtti. Buttu, uluslararası toplumun uzun yıllardır devam eden ihlallere karşı "bilinçli bir cehalet" sergilediğini ifade ederek, Sumud girişiminin bu duruma karşı bir direniş hareketi olduğunu söyledi.
BM Raportörlerinden Kritik Açıklamalar
BM Gıda Hakkı Özel Raportörü Michael Fakhri, İsrail'in Gazze'de 2,3 milyon insanı açlığa mahkûm ettiğini açıkladı. Fakhri, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de yıkımın sürdüğünü belirterek, İsrail ile yapılan ortaklıkların askıya alınmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. "Artık siyasi anlamda harekete geçme zamanı" diyen Fakhri, acil adımların atılması gerektiğini söyledi.
BM Kalkınma Hakkı Özel Raportörü Surya Deva ise işgalin yalnızca insani değil, aynı zamanda yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Deva, uluslararası sistemdeki ayrımcı yaklaşımın derinlemesine sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin Yargı Süreci Öne Çıktı
Kongrede dikkat çeken bir diğer konu ise Türkiye'nin attığı yargı adımı oldu. Küresel Sumud Filosu Yürütme Kurulu Üyesi Patrick Bosch, parlamenterlere ve destek veren ülkelere teşekkürlerini iletti. Bosch, İspanya, İrlanda, Kolombiya ve Güney Afrika gibi ülkelerde başlatılan yargı süreçlerinin yanı sıra Türkiye'nin 2025 Sumud Filosu kapsamında attığı adıma dikkat çekti.
Türkiye'nin Başbakan Binyamin Netanyahu, Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Enerji Bakanı Israel Katz'ın da aralarında bulunduğu 35 İsrailli yetkili hakkında başlattığı yargı süreci, kongrede geniş yankı buldu.
"Bu Davalar Örnek Olmalı"
Patrick Bosch, Türkiye'nin bu adımını "önemli ve cesur bir girişim" olarak nitelendirdi. Bosch, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkelerce açılan davaların, Gazze meselesine duyarlı olan ve destek veren diğer ülkelere örnek teşkil etmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca adaletin tek bir yargı alanına bırakılmaması gerektiğini, küresel bir sorumluluk haline gelmesinin elzem olduğunu vurguladı.
Kongrede yapılan tüm konuşmalarda ortak vurgu, Filistin'deki durumun yalnızca insani değil aynı zamanda siyasi bir mesele olduğu yönündeydi. Uluslararası toplumun artık daha net, kararlı ve aktif bir tutum alması gerektiği konusunda fikir birliği sağlandı. Brüksel'deki bu buluşma, küresel farkındalığın artırılması ve somut adımların atılması için önemli bir platform işlevi gördü.



