28 Şubat'ı Mizahla Anlatan 'Bin Yıl' Oyununa Sessiz Sansür Uygulandı
28 Şubat Oyunu 'Bin Yıl'a Sessiz Sansür

28 Şubat'ı Mizahla Anlatan Tek Oyun 'Bin Yıl'a Sessiz Sansür

Türk siyasi tarihinin en tartışmalı dönemlerinden biri olan 28 Şubat modern darbe sürecini, mizahın gücüyle sahneye taşıyan "Bin Yıl" adlı tiyatro oyunu, bu yıl perde açamadı. Türkiye'de bu konuyu trajikomik bir dille işleyen tek eser olan oyun, seküler tiyatro çevrelerinin sessiz ambargosuyla karşı karşıya kaldı.

Salon Kapıları Kapandı, Davetler Kesildi

Üç yıl önce sahnelenmeye başlandığında büyük yankı uyandıran "Bin Yıl", 2026 yılı boyunca hiçbir kurumdan davet alamadı ve uygun salon bulamadı. Yaşanmış gerçek hikayeler üzerinden kurgulanan oyun, 28 Şubat'ın yıl dönümünde adeta sessizliğe mahkum edildi. Tiyatro Ankebut'un kurucusu ve oyun yazarı Nurdan Albamya İnce, bu durumu net bir şekilde ifade ediyor: "Salon vermeme ve davet etmeme şeklinde net bir ambargo var. Maalesef 'Boş gün yok', 'Salon dolu' gibi gerekçelerle engelleniyoruz."

Grupun Diğer Oyunları da Dikkat Çekiyor

Tiyatro Ankebut, sadece "Bin Yıl" ile değil, diğer sosyal konulu oyunlarıyla da öne çıkıyor. Grup, İsrail'in Filistin işgalini konu alan "Filistin Hakkında Konuşmalıyız" ve bu meseleyi çocuklar için anlatan "Limonun ve Zeytinin Ülkesi" gibi eserlerle de izleyicilerle buluşuyor. Son temsillerini Başakşehir Belediyesi Sezai Karakoç Kültür Merkezi'nde gerçekleştiren grup, burada çok sayıda seyirciye ulaşmayı başardı.

Belediyelere Çağrı: Kültürel Mirasa Sahip Çıkın

Nurdan Albamya İnce, yaşadıkları zorluklar karşısında duyarlı belediyelere sesleniyor: "Duyarlı belediyelerimizi; bu kültürel mirası ve mazlumun sesini duyuran oyunlarımızı sahnelerine davet etmeye çağırıyoruz. Sanatımızla bu direnişi sürdürmek için maddi destek değil, sadece kapıların açılmasını istiyoruz." Bu ifadeler, sanatın toplumsal meseleleri ele almasındaki engellere dikkat çekiyor.

Tiyatro dünyasında sansür ve engellemelerin giderek arttığı bu dönemde, "Bin Yıl" gibi tarihi olayları farklı bir perspektiften anlatan eserlerin sahne bulamaması, sanatın ifade özgürlüğü açısından önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Oyunun geleceği, belediyelerin ve kültür kurumlarının yaklaşımına bağlı görünüyor.