Hizbullah, İsrail'e Rağmen Yeraltı Stratejisiyle Yeniden Toparlanıyor
Hizbullah Yeraltı Stratejisiyle Yeniden Toparlanıyor

Hizbullah, İsrail'in Ağır Darbelerine Rağmen Yeraltı Stratejisiyle Yeniden Güç Topluyor

İsrail, 2024 yılı sonunda Hizbullah'ın üst düzey lider kadrosunun büyük bölümünü öldürüp askeri altyapısını tahrip etmesine karşın, örgüt 2 Mart'ta savaşa geri döndü. İsrail tarafı ise hem ordu hem de hükümet yetkilileri aracılığıyla Lübnan'ın güneyini işgal edeceği ve tampon bölge oluşturacağı mesajlarını veriyor.

Lübnan Ordusu ve Hizbullah'ın Yeni Konumu

Lübnan ordusu, 8 Ocak'ta Litani Nehri'nin güneyine tamamen yerleşerek tüm askeri mevkileri ele aldığını duyurmuştu. Ancak Hizbullah'ın bölgeden yeni saldırılar başlatması, örgütün 2024'te maruz kaldığı ağır kayıplara rağmen nasıl toparlandığına dair tartışmaları alevlendirdi.

Middle East Eye'a (MEE) konuşan isimsiz Hizbullah kaynakları, örgütün 27 Kasım 2024'teki ateşkesten sonra "yerleşik askeri düzeni" terk ettiğini ve bunun yerine "yeraltına çekilerek bağımsız kuvvetlerle gücünü toparladığını" iddia etti. Kaynaklar, İsrail'in 2008'de Şam'da suikastla öldürdüğü eski lider İmad Muğniyye'nin stratejisini benimseyerek hayatta kaldıklarına dikkat çekti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İmad Muğniyye Stratejisi Yeniden Hayata Geçirildi

Hizbullah ile İsrail arasında 2006'da yaşanan 33 Gün Savaşı'nda saha komutanlığını üstlenen İmad Muğniyye, militanları bağımsız gruplar halinde organize ederek yıpratma savaşında başarılı olmuştu. MEE'ye konuşan kaynaklar, İsrail'in 2024'te Genel Sekreter Hasan Nasrallah dahil üst düzey liderleri öldürmesinin ardından Hizbullah'ın yeraltına çekilerek "Sabır ve gizlilik" stratejisiyle yeniden toparlandığını bildirdi.

Lübnan ordusunun Litani Nehri'nin güneyine yerleşmesine göz yummanın bu stratejinin parçası olduğunu belirten kaynaklar, örgüt liderlerinin kalan askeri altyapıyı gizlice güçlendirdiğini, ateşkes öncesi yerleşik liderlik stratejisinden ise vazgeçtiğini öne sürdü.

Uzman Görüşü: Hizbullah Lübnan'da Alternatifsiz

Yeni Şafak'a konuşan İbn-i Haldun Üniversitesi Çatışma ve Devlet Dışı Aktör Uzmanı Dr. Ömer Behram Özdemir, Hizbullah'ın Lübnan'daki Şii sosyolojide alternatifsiz olmasının toparlanmasını hızlandırdığını söyledi. Hizbullah militanlarının Suriye'de Esed rejiminin çökmesinin ardından rejime ait mühimmatları kontrol altına aldığını belirten Özdemir, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Her ne kadar İsrail'in 'Hizbullah'ı tamamen bitirdik' algısı boşa çıksa da örgüt hâlâ ateşkes öncesi gücünden uzak. Hizbullah'ın eski etkinliğine ulaşması birkaç yıl alabilir."

İsrail'in İki Yanılgısı ve Hizbullah'ın Hayatta Kalma Stratejisi

Uzmanlar, Hizbullah'ın yeniden toparlanmasında İsrail'in iki yanılgısının etkili olduğunu vurguluyor:

  1. İsrail, Hizbullah'ın askeri gücünü geri dönülemez şekilde imha ettiğini düşündü.
  2. Tel Aviv, Lübnan'daki yerel güçlerin siyasi baskısıyla örgütün kalan gücünün tükeneceğine inandı.

Buna karşılık Hizbullah, yerel güçlerle çatışmadan kaçınarak gizlilik içinde gücünü korumayı başardı.

Hizbullah Eski Gücünde Değil Ama Saldırılarını Sürdürüyor

Sahadaki gelişmeler, Hizbullah'ın eski gücünde olmasa da ciddi bir yıpratma savaşı verebilecek seviyeye geldiğini gösteriyor. 2 Mart'ta Hayfa'ya saldırılar düzenleyen Hizbullah, İsrail'in şiddetli bombardımanlarına rağmen saldırılarını sürdürüyor.

14 Mart'ta bir günde İsrail'e 47 füze ve dron saldırısı düzenleyen örgüt, geçtiğimiz pazartesi günü 24 saat içinde 27 saldırı gerçekleştirdi. 2 Mart'tan beri İsrail'i hedef alan saldırıların 350'yi aştığı belirtiliyor. Cumartesi ve pazar günkü saldırılarda ise 7 İsraillinin öldüğü aktarıldı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

İsrail, Litani Nehri'nin Güneyini İşgal Hazırlığında

Hizbullah'ın savaşa dahil olmasının ardından İsrail ordusu, Lübnan'ın güney ve doğu bölgeleriyle başkent Beyrut'un güneyindeki Dahiye'ye yönelik saldırılarını şiddetlendirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, cuma günkü saldırılarda 20 Lübnanlı sivil daha hayatını kaybetti. İsrail'in 2 Mart'tan beri düzenlediği saldırılarda ölü sayısı 1029'a ulaştı.

İsrail ordusu, geçtiğimiz hafta Litani Nehri ile sınır arasındaki tüm yerleşimler için tahliye emirleri vererek 1 milyonu aşkın sivilin kuzeye göç etmesine neden oldu. Ordudan yapılan açıklamada, bölgenin tampon bölge yapılacağı bildirildi. İşgal ordusunun Litani Nehri üzerindeki 5 köprüden 3'ünü tahrip etmesi de bu ihtimali güçlendiriyor.

Gazze'deki Yöntem Lübnan'da da Uygulanacak

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, pazar günü yaptığı açıklamada, kuzeydeki güvenlik durumunu değiştirmekte kararlı olduklarını vurguladı. Zamir, "Düşman ile kuzeydeki yerleşimler arasında güvenlik alanı oluşturacağız. Gazze'de Beyt Hanun ve Refah'ta yaptığımız gibi düşmanla aramıza set çekeceğiz" dedi.

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de dün yaptığı açıklamada, "Gazze'nin yüzde 55'ini nasıl işgal ettiysek Lübnan'da da aynısını yapabiliriz. Litani Nehri, İsrail-Lübnan sınırı olmalı" tehdidinde bulundu.

Suriye'nin Olası Tutumu ve Kara Operasyonu Riskleri

Dr. Ömer Behram Özdemir, İsrail'in hava gücüyle kurduğu üstünlüğe karşın, kara operasyonuna girişmesi halinde Lübnan'ın derinliklerinde ağır kayıplar verebileceğini belirtti. ABD-İsrail ittifakının Suriye ordusundan kara gücü istediği iddialarına da değinen Özdemir, bu iddiaların ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack tarafından yalanlandığını kaydetti.

Özdemir, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın rasyonel hareket ettiğini, iç toparlanmaya önem verdiğini ve böyle bir maceraya girişmeyeceğini düşündüğünü ifade etti.