Trump'ın Geri Adımı İran Savaşında Dönüm Noktası Oldu
İsrail'in siyonist emelleriyle başlattığı ve ABD'yi yanına alarak İran'a karşı sürdürdüğü savaşta 25'inci güne gelindi. Savaş, dünya enerji trafiğinin kalbi olarak nitelendirilen Hürmüz Boğazı'nda tam bir kilitlenmeye yol açtı. Dünya kamuoyu nefesini tutmuş bir şekilde gelişmeleri izlerken, baş döndürücü olaylar art arda yaşandı.
ABD Başkanı'nın Tehdidi ve İran'ın Sert Resti
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamada İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması için 48 saat süre verdiğini duyurmuştu. İran yönetimi ise bu tehdide karşılık olarak, saldırı durumunda Körfez ülkelerindeki enerji ve su arıtma tesislerini vuracaklarını açıkladı. Bu restleşme, bölgedeki gerginliği zirveye taşıdı ve küresel finans piyasalarını altüst etti.
Ancak Trump, İran'a verdiği sürenin dolmasına sadece 12 saat kala beklenmedik bir hamle yaparak geri adım attı. ABD Başkanı, İran'la müzakere kartını masaya sürdüğünü açıkladı. Trump'ın daha önce "koşulsuz teslimiyet" dayattığı İran'a karşı ağız değiştirmesi, İsrail'in savaş planını da fiilen çökertmiş oldu.
Misilleme Tehditleri ve Bölgesel Gerilim
Trump'ın karar değişikliğinin arkasında, Tahran yönetiminden gelen ağır misilleme tehditlerinin etkili olduğu düşünülüyor. İran Devrim Muhafızları, "Elektriği vurursanız, biz de elektriği vururuz" şeklinde sert bir açıklama yayınladı. İran basını ise Trump'ın tehditleri sonrasında bölgedeki 11 kritik enerji ve arıtma tesisinin görüntülerini yayımlayarak caydırıcılık mesajı verdi.
İran yönetimi ayrıca, ABD ve İsrail'in topraklarına yönelik bir operasyona girişmesi durumunda Basra Körfezi'ne mayın döşeneceğini resmen duyurdu. Bunlara ek olarak analistler, İran'ın Yemen'deki Husileri de devreye sokabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
İsrail'in Hazımsız Saldırısı ve İtiraflar
Trump'ın müzakere açıklamasının hemen ardından siyonist İsrail rejimi hazımsızlıkla Tahran'a saldırdı. İsrail makamları operasyonun detaylarını açıklamazken, Tahran'da art arda patlama sesleri duyuldu. Saldırılarda İran'ın Urumiye bölgesindeki sivil yerleşim yerlerinin vurulduğu öğrenildi.
Öte yandan İsrail ordusu, İran'dan gelen dev misilleme saldırıları karşısında Demir Kubbe füze savunma sisteminin etkisiz kaldığını itiraf etmek zorunda kaldı. Yaklaşık üç saat arayla düşen füzeler, Dimona ve Arad kasabalarında büyük yıkıma yol açarken 175 kişinin yaralanmasına neden oldu.
Müzakere İddiaları ve Tarafların Açıklamaları
ABD Başkanı Trump, İran ile yürütüldüğünü iddia ettiği görüşmelere ilişkin olarak, "Önemli uzlaşı noktalarına ulaşıldı. 15 noktada anlaştık. Eğer müzakereler verimli şekilde sürerse çok yakında bir anlaşma olabilir" ifadelerini kullandı. Trump, anlaşma imzalanması durumunda petrol fiyatlarının sert şekilde düşeceğini de öngördü.
Ancak İran tarafı bu iddiaları şiddetle reddetti. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı. Açıklamalar, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'i saplandığı çıkmazdan kurtarmak için kullanılmaktadır" dedi.
Arabuluculuk Çabaları ve Bölgesel Aktörler
İsrailli gazeteci Barak Ravid'in sosyal medya paylaşımına göre, Türkiye, Mısır ve Pakistan son iki gündür ABD ile İran arasında gerilimi azaltma çabalarıyla mesajları iletiyor. Ravid, "3 ülkeden üst düzey yetkililer, Beyaz Saray Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'yle ayrı ayrı görüşmeler yaptı, arabuluculuk devam ediyor ve ilerleme kaydediliyor" açıklamasını yaptı.
ABD basını da Jared Kushner ve Steve Witkoff'un pazar gecesi İranlı muhataplarıyla görüştüğünü yazarak bu iddiaları doğruladı. İsrail tarafı ise taraflar arasında İslamabad'da bir görüşme yapılmasına çalışıldığını duyurdu.
Hürmüz'den Geçiş Kuralları ve Uluslararası Hukuk
İran Dışişleri Bakanlığı, İran'a yönelik saldırılara katılmayan ülkelere ait gemilerin, güvenlik kurallarına uymaları ve Tahran ile koordinasyon sağlamaları halinde Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapabileceğini açıkladı. Açıklamada, İran'ın uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlı bir devlet olarak her zaman denizlerde güvenlik ve emniyetin sağlanmasına önem verdiği vurgulandı.
New York Times gazetesi ise İsrail'in İran'da "yönetimi devirecek bir isyan çıkarma" planının "temel bir yanılgı" olduğu değerlendirmesini yaptı. Analize göre Mossad'ın sunduğu bu plan, İran halkının ülkeleri bombalanırken ulusal direnişle kenetleneceği gerçeğini hesaba katmıyordu.



