Borsa İstanbul'da BİST 100 Endeksi Rekor Seviyeye Ulaştı
Borsa İstanbul'da işlem gören BİST 100 endeksi, politika faizlerinde başlayan düşüş döngüsünün etkisiyle yatırımcıların mevduattan hisse senetlerine yönelmesi ve Türk Lirası varlıklara artan yabancı ilgisi sayesinde yukarı yönlü hareketliliğini sürdürüyor. Endeks, 2025 yılını %14,55 primle 11 bin 261 puandan kapatmış ve yıllık enflasyon oranının yarısı kadar bile performans gösterememişti. Ancak 2026 yılının ilk haftalarından itibaren ralliyi sürdüren ve pozitif ivmesini koruyan BİST 100, genel alımların desteğiyle gördüğü en yüksek seviye rekorunu 13 bin 30 puana taşımayı başardı.
Yüzde 15,37 Değer Kazancıyla Enflasyon Karşısında Güçlü Duruş
Borsa İstanbul, yurt dışındaki siyasi ve jeopolitik risklerin azalmasından da destek bularak haftanın son işlem gününü %1,10 değer kazancıyla 12 bin 992 puandan tamamladı. Böylece BİST 100 endeksi, yılbaşından bu yana %15,37 oranında getiri sağlayarak enflasyon karşısında güçlü bir duruş sergilemiş oldu. Dikkat çeken bir diğer nokta ise Borsa İstanbul'un 2025 yılı boyunca elde ettiği primin, 2026'nın henüz ilk üç haftasında aşılmış olması.
Yabancı Yatırımcıdan 2,8 Milyar Dolarlık Hisseli ve Tahvilli Giriş
Yabancı yatırımcıların Türk Lirası varlıklara olan ilgisi, 2026 yılına oldukça iştahlı bir başlangıç yaptı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre, yabancı yatırımcılar 16 Ocak haftasında 196,6 milyon dolarlık hisse senedi ve 1 milyar 97,4 milyon dolarlık devlet iç borçlanma senedi aldı. Yeni yılın ilk üç haftasında ise hisse senedinde 536,74 milyon dolar, devlet tahvillerinde ise 2 milyar 250,69 milyon dolar olmak üzere toplamda 2 milyar 787,43 milyon dolarlık giriş yaşandı. Bu rakam, 2025 yılının tamamında gerçekleşen yabancı alımların 5,1 milyar dolar seviyesinde olduğu düşünüldüğünde oldukça dikkat çekici.
Analistler Jeopolitik Gelişmelere Dikkat Çekiyor
Piyasa analistleri, yabancı yatırımcı rüzgârını da arkasına alan Borsa İstanbul'un teknik açıdan 13 bin puan psikolojik sınırının aşılmasıyla birlikte yeni bir bant arayışına girdiğini belirtiyor. Uzmanlar, özellikle faiz indirimlerinin hızına bağlı olarak bankacılık ve sanayi hisselerindeki alımların devam edebileceğini vurguluyor. Ancak, kısa sürede elde edilen yüksek primlerin ardından kâr satışlarının olabileceği uyarısında da bulunan piyasa uzmanları, küresel piyasalardaki jeopolitik gelişmelerin ve yabancı takas oranlarındaki artış hızının, 2026 yılının ilk çeyreğindeki kalıcı yönü tayin edeceğini ifade ediyor.