Küresel Piyasalarda Gözler ABD'de: Fed Adayı, Hükümet Kapanma Riski ve Veriler Gündemde
Küresel Piyasalarda Gözler ABD'de: Fed Adayı ve Veriler

Küresel piyasalarda geçtiğimiz hafta karışık bir seyir izlenirken, yatırımcıların odağında ABD'deki gelişmeler yer aldı. ABD'de hükümetin yeniden kapanma ihtimalinin gündemde kalması, jeopolitik riskler ve şirket bilançolarından alınan sinyaller piyasalarda dalgalanmalara neden oldu. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın Federal Rezerv (Fed) başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh'ın agresif faiz indirimlerinden kaçınacağına dair öngörüler dikkat çekti.

ABD'de Hükümet Kapanma Riski ve Fed Adayı

ABD'deki ekonomik ve siyasi gelişmeler varlık fiyatları üzerinde etkisini sürdürüyor. Ülkede hükümetin kısmi de olsa yeniden kapanma ihtimali ile İran'a yönelik askeri müdahale endişeleri haftanın başlangıcında risk iştahını olumsuz etkiledi. Analistler, ABD'de hükümetin tarihin en uzun kapanmasının ardından ikinci bir kapanma yaşamasının piyasalarda fiyatlama dengesini bozabileceğini ve ileriye dönük beklentilerin yeniden gözden geçirilmesine yol açabileceğini belirtiyor.

Öte yandan, Trump'ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh'ın piyasalarda büyük dalgalanmalara yol açmadığı görülüyor. Warsh, Fed'de 2006-2011 yıllarında yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunan ve 2008 küresel finansal krizinde deneyim kazanmış bir isim olarak öne çıkıyor. Analistler, Warsh'ın faiz indirimlerini destekleyecek ancak agresif adımlardan kaçınacak nispeten temkinli bir figür olarak algılandığını ifade ediyor.

Makroekonomik Veriler ve Borsa Performansı

ABD'de açıklanan makroekonomik veriler de piyasalarda etkili oldu. İlk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 24 Ocak ile biten haftada 209 bine inmesine rağmen beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise geçen yıl aralıkta aylık bazda yüzde 0,5, yıllık bazda yüzde 3 artarak tahminleri aştı.

Bu gelişmelerle New York borsasında karışık bir performans gözlendi. S&P 500 endeksi yüzde 0,34 artarken, Nasdaq endeksi yüzde 0,30, Dow Jones endeksi ise yüzde 0,42 azaldı. Altın ve gümüşte sert fiyat hareketleri yaşandı; altının ons fiyatı haftayı yüzde 2,8 azalışla 4 bin 841 dolardan tamamladı.

Avrupa ve Asya Piyasalarında Karışık Seyir

Avrupa borsalarında geçen hafta karışık bir seyir izlenirken, yatırımcıların odağında Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararları yer alıyor. Euro/dolar paritesinin 1,2082 seviyesine çıkarak son 4,5 yılın zirvesini test etmesi, bölgenin ihracat odaklı şirketleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Asya piyasalarında ise jeopolitik gerilimlerin yatırımcıların risk iştahını sınırlamasıyla karışık bir seyir öne çıkıyor. Teknoloji hisseleri kaynaklı yükselişler dikkat çekerken, özellikle yarı iletken sektöründeki güçlü performanslar endekslere destek sağlıyor. Çin'de gayrimenkul sektörü ve iç talepteki zayıflığa dair endişeler ise Şanghay ve Hong Kong borsalarında baskıya neden oluyor.

Borsa İstanbul Rekor Serisini Sürdürdü

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel piyasalardan pozitif ayrışarak tarihinin en iyi haftalarından birini geride bıraktı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in Türkiye'nin kredi notu görünümünü "pozitif"e yükseltmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimi kararı sonrası artan risk iştahıyla BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 6,51 artışla 13.838,39 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirdi.

Hafta içinde toplam işlem hacmi 302,5 milyar lira ile rekor seviyeye ulaştı. Dolar/TL ise haftayı yüzde 0,3 artışla 43,4948'den tamamladı. Gelecek hafta imalat sanayi PMI, enflasyon ve hazine nakit dengesi gibi verilerin takip edilmesi bekleniyor.

Önümüzdeki hafta küresel piyasalarda ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararı yatırımcılar için kritik önem taşıyor. Bu verilerin piyasalarda yeni yönelimlere yol açabileceği öngörülüyor.