Dünya finans piyasalarının gözü, 2026 yılının ilk çeyreğinde ABD Merkez Bankası'nın (FED) alacağı kararlara çevrildi. Yatırımcılar, Aralık ayında başlattığı faiz indirim sürecine devam edip etmeyeceğini merakla bekliyor. Bu bağlamda, 22 Ocak 2026 Çarşamba günü açıklanacak olan faiz kararı, küresel ekonomide yeni bir yönün işaretçisi olabilir.
FED'in 2026'daki İlk Kararı: Zaman ve Saat
FED Para Politikası Kurulu'nun 2026 yılındaki ilk toplantısı sonucu, Türkiye saati ile 21.00'de kamuoyuna duyurulacak. 22 Ocak tarihi, borsalardan döviz kurlarına, tahvil getirilerinden emtia fiyatlarına kadar geniş bir yelpazede hareketliliğe neden olması beklenen kritik bir gün olarak işaretlenmiş durumda. Kararın yanı sıra FED Başkanı'nın yapacağı açıklamalar da piyasa katılımcıları tarafından harfiyen takip edilecek.
Piyasa Beklentileri ve FED'in Olası Duruşu
Son dönemde açıklanan FED tutanakları, kurul içinde temkinli bir yaklaşımın hakim olduğunu gösteriyor. Bazı üyeler, enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcılığından emin olmak için faiz oranlarının bir süre daha mevcut seviyelerde sabit tutulması gerektiğini savunuyor. Diğer yandan, enflasyon verilerindeki olumlu seyir devam ederse, ilerleyen aylarda yeni indirimlerin gündeme gelebileceği sinyali de veriliyor.
Bu ikili mesaj, Ocak toplantısı öncesinde belirsizliği artırıyor. Piyasa gözlemcileri, FED'in "bekle ve gör" politikasını sürdürerek faizleri değiştirmeme ihtimalinin yüksek olduğunu, ancak geleceğe yönelik yol haritasında yumuşak bir dil kullanabileceğini öngörüyor.
Küresel Piyasaların Hassas Dengeleri
FED kararları, yalnızca ABD ekonomisini değil, Türkiye dahil tüm gelişmekte olan piyasaları doğrudan etkiliyor. Son dönemde açıklanan enflasyon verileri beklentilerle uyumlu ilerlese de, ABD hükümetinin kapalı olduğu dönemlerdeki veri toplama süreçlerine yönelik endişeler, piyasalardaki iyimser havayı bir miktar sınırlandırıyor. Yatırımcılar, enflasyon, işsizlik ve büyüme rakamları gibi tüm makroekonomik göstergeleri FED'in perspektifinden değerlendiriyor.
Sonuç olarak, 22 Ocak'taki açıklama, sadece bir faiz oranı kararı olmanın ötesinde, FED'in 2026 yılındaki genel politik duruşunun da ilk somut işareti olacak. Piyasalar, kararın kendisinden çok, merkez bankasının ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmelerine ve gelecek projeksiyonlarına odaklanacak.