Otomobil Fiyatlarındaki Artış Enflasyonun Gerisinde Kaldı: Yatırım Aracı Olmaktan Çıktı
Türkiye otomobil pazarı, 2025 yılında satış rakamlarında rekor kırmasına rağmen, fiyat tarafında beklenmedik bir kırılma yaşadı. Geçtiğimiz yıl otomobil fiyatlarındaki artış, enflasyonun gerisinde kalarak reel bazda kayıplara neden oldu. LenaCars tarafından hazırlanan detaylı rapor, bu durumun otomobili finansal bir güvenli liman olmaktan çıkardığını ve araç kiralamanın hem bireysel hem de kurumsal tüketiciler için daha rasyonel bir seçenek haline geldiğini ortaya koyuyor.
Rakamlarla Otomobil ve Diğer Yatırım Araçlarının Karşılaştırması
LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, 2025 yılı başında 1 milyon TL ile sıfır otomobil alan bir yatırımcının, yıl sonunda 1 milyon 180 bin TL değerinde bir araca sahip olduğunu belirtti. Ancak bu nominal artış, enflasyona göre düzeltildiğinde gerçek değerin 851 bin 100 TL olduğu görülüyor. Bu da otomobil sahibinin bir yılda yaklaşık 150 bin TL kayıpla karşılaştığı anlamına geliyor.
Diğer yatırım araçlarıyla karşılaştırıldığında durum daha net ortaya çıkıyor:
- Gram altın yüzde 99 artışla 1 milyon TL'den 1 milyon 993 bin 302 TL'ye ulaşarak yüzde 52 reel getiri sağladı.
- Mevduat faizi 154 bin 457 TL reel getiri üretti.
- Sıfır otomobil nominal yüzde 18 artışa rağmen reel bazda yüzde 12.89 kayıp yaşadı.
- İkinci el araç nominal yüzde 14 artışa rağmen reel yüzde 16.89 kayıpla sonuçlandı.
- BIST 100 reel bazda yüzde 16.32 kayıp yaşarken, dolar ve euro kurları da enflasyonun altında kalarak reel getiri üretemedi.
Otomobil Artık Yatırım Aracı Değil: Sahiplik Yerine Erişim Öne Çıkıyor
Selçuk Nazik, otomobilin artık yatırım aracı olmaktan çıktığını vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu: "Otomobil geçtiğimiz 1 yılda yatırım değerini koruyamadı. Tüketicilerin ve şirketlerin bir kısmının da sahiplik yerine kiralamaya yönelmeye başladığını görüyoruz. Türkiye’de otomobil son yıllarda hem ulaşım hem yatırım aracı olarak görülüyordu. Ancak 2025 verileri, bize durumun değişeceğini gösteriyor."
Nazik, otomobilin sadece değer kaybetmekle kalmadığını, aynı zamanda bakım, sigorta, vergi ve finansman maliyetleriyle sürekli nakit yakan bir varlık haline geldiğini belirtti. Vergi ve maliyet yükü, hızlanan değer kaybı, finansman maliyetleri ve belirsiz ikinci el fiyatları gibi faktörlerin otomobili tekrar yatırım aracı olmaktan çıkardığını ifade etti.
Bu nedenle, artık sahiplik yerine erişimin ön plana çıkacağını vurgulayan Nazik, araç kiralamanın hem bireysel hem de kurumsal tüketiciler için daha rasyonel bir seçenek haline dönüştüğünün altını çizdi. Raporda, otomobilin finansal açıdan bir güvenli liman olmadığı ve tüketicilerin alternatif çözümlere yöneldiği net bir şekilde ortaya konuyor.
2025 yılı verileri, Türkiye'de otomobil pazarının dinamiklerinin değişmeye başladığını gösteriyor. Satış rakamlarındaki rekorlara rağmen, fiyat artışlarının enflasyonun gerisinde kalması ve diğer yatırım araçlarına kıyasla düşük performans göstermesi, otomobilin gelecekteki konumunu yeniden değerlendirmeyi gerektiriyor.