Türkiye Otomotiv Pazarında Büyük ve Pahalı Modeller Öne Çıkıyor
Türkiye'de otomotiv pazarında ilginç bir eğilim gözlemleniyor. Tüketiciler, fiyatları makul olan küçük segment otomobiller yerine, daha yüksek fiyatlı ve büyük hacimli modelleri tercih ediyor. Bu durum, ekonomik modellerin satışlarının beklenenin çok altında kalmasına neden oluyor.
Segment Bazlı Satış Verileri ve Pazar Payları
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, 2025 yılı sonunda A segmenti otomobillerden sadece 4 bin 150 adet satıldı. Bu segmentin pazar payı yüzde 0.4 seviyesinde kaldı. B segmenti otomobiller ise 292 bin 700 adetlik satışla daha iyi bir performans gösterdi ve pazarın yüzde 27'sini ele geçirdi.
Ancak asıl dikkat çeken, C segmenti modeller oldu. 599 bin 790 adet satışla bu segment, pazarın yüzde 55.3'lük bölümünü kontrol etti. En büyük değişim ise D segmenti araçlarda yaşandı. 2025 sonu itibariyle 145 bin 312 adet D segmenti aracın satıldığı bildirildi. Bu, pazar payının yüzde 13.4'e yükselmesi anlamına geliyor. 2024'te ise D segmenti araç satışları 102 bin adetle sınırlı kalırken, pazar payı yüzde 10.5 seviyesindeydi.
Tüketici Tercihlerinin Arkasındaki Nedenler
Ekonomik fiyatlı otomobiller yerine yüksek fiyatlı modellerin tercih edilmesinin arkasında birkaç önemli faktör bulunuyor. Türk tüketiciler, otomobilleri sadece bir ulaşım aracı olarak değil, aynı zamanda bir kartvizit ve itibar göstergesi olarak görüyor. Birçok kişi, araçlarını sosyal statülerini yansıtan bir unsur olarak değerlendiriyor.
Ayrıca, Türkiye'deki aile yapısının kalabalık olması da büyük hacimli otomobillere olan talebi artırıyor. Aileler, daha geniş iç mekan ve bagaj hacmi sunan modelleri tercih ederek günlük ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.
Avrupa ile Karşılaştırma ve Elektrikli Otomobil Hedefleri
Avrupa ülkelerindeki otomobil tercihleri, Türkiye'den oldukça farklı bir tablo çiziyor. Avrupalı tüketiciler, otomobilleri genellikle sadece bir ulaşım aracı olarak görüyor ve ihtiyaçlarını karşılayacak en ekonomik modelleri seçiyor. Özellikle şehir içi ulaşım için A ve B segmenti otomobiller yaygın olarak tercih ediliyor.
Elektrikli otomobil pazarı ise Türkiye'de hızla büyüyor. 2025 sonu itibariyle elektrikli otomobil satışları yüzde 90.8 artışla 189 bin 868 adete ulaştı ve pazar payı yüzde 17.5 oldu. Opel Marka Direktörü Yiğit Yantaç, 2026 yılı için elektrikli otomobil pazarının yüzde 30 artışla 250 bin adete çıkacağını öngörüyor. Yantaç, elektrikli otomobillerin toplam pazardaki payının yüzde 22-23 seviyelerine ulaşacağını belirtti.
Marka Bazlı Performanslar ve Global Sıralamalar
Opel, 2025 yılında 75 bin 487 adetlik satışa ulaşarak Almanya ve İngiltere'nin ardından global pazarda üçüncü sırada yer aldı. Marka, 2026'da toplam pazarın 1.4 milyon adetin üzerinde olmasını bekliyor ve kendi satış hedefini 75 bin adetin üzerinde tutuyor.
Citroën için ise Türkiye, ana vatanı Fransa'dan sonra en büyük pazar konumunda. Marka, 71 bin 440 adet satışla Türkiye'de rekor kırdı ve toplam pazarda yüzde 5.2'lik pay elde etti.
Yeni Teknolojiler ve Menzil Artışları
Volvo Cars, tamamen elektrikli EX60 modelini tanıtarak pazarı hareketlendirdi. D-SUV segmentinde yer alan bu model, dört tekerlekten çekişli versiyonuyla tek şarjla 810 kilometreye kadar menzil sunuyor. EX60, 400 kW hızlı şarj istasyonlarında sadece 10 dakikada 340 kilometre menzil elde edebiliyor. Modelin üretimi bu bahar İsveç'teki Volvo Cars fabrikasında başlayacak.