3 Kuşaktır Aynı Tezgah: Bakırcılık Mesleği Cengiz Ailesiyle Yaşıyor
Dededen Toruna Bakırcılık: 3 Kuşak Aynı Tezgah

Geleneksel el sanatlarımızdan bakırcılık, çırak bulmanın giderek zorlaştığı meslekler arasında yer alıyor. Ancak bu zorluğa rağmen, bazı aileler mesleği kuşaktan kuşağa aktararak yaşatmaya devam ediyor. Bu ailelerden biri de üç kuşaktır aynı tezgahın başında çalışan Cengiz ailesi.

Babadan Oğula, Oğuldan Toruna Miras

40 yaşındaki Mustafa Cengiz, bakırcılık mesleğine henüz 7 yaşında, tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda babasının yanında başlamış. 33 yıldır bu mesleği sürdüren Cengiz, şimdi aynı geleneği kendi çocuklarıyla devam ettiriyor. 15 yaşındaki Ahmet ve 13 yaşındaki Alper isimli oğullarına da küçük yaşta mesleği öğretmeye başlayan baba, hem onları okutuyor hem de bir meslek sahibi yapıyor.

Mustafa Cengiz, babasından öğrendiği incelikleri çocuklarına aktarmanın gururunu yaşadığını belirtiyor. "Ben 32 yıldır bakırcılık mesleğini yapıyorum. Deden oğula ve toruna mesleğimizi sürdürüyoruz" diyen Cengiz, mesleğin unutulmaması için aile içinde bir çözüm ürettiklerini ifade ediyor.

Çırak Sorununa Aile İçi Çözüm

Birçok geleneksel meslekte olduğu gibi bakırcılıkta da en büyük sorunlardan biri, yetişmiş eleman ve çırak bulmak. Mustafa Cengiz, bu soruna kendi çocuklarını yetiştirerek çözüm bulmuş. "Birçok meslekte olduğu gibi bizim meslekte de eleman sıkıntısı var. Yabancı gelip bu mesleği yapmıyor. Biz de bundan dolayı kendi çocuklarımıza mesleği öğretmeye karar verdik" açıklamasını yapıyor.

Cengiz'in oğulları, hem okul hayatlarına devam ediyor hem de boş zamanlarında babalarının atölyesinde çalışarak el becerilerini geliştiriyor. Bu sayede eğitimlerinden geri kalmadan, bir mesleğin de inceliklerini öğrenme fırsatı buluyorlar.

"Meslek Altın Bileziktir"

Lise birinci sınıf öğrencisi Ahmet Cengiz, babasının izinden gitmekten mutluluk duyduğunu söylüyor. "Bakırcılık mesleğini öğreniyorum. Babamın yaptığı mesleği yapıyorum. İlkokuldan beri hem okula gidiyorum hem de babamın yanına gelip meslek öğreniyorum. Hem okumak hem de çalışmak istiyorum. Meslek altın bileziktir" diyerek gelecek planlarını paylaşıyor.

Kardeşi Alper Cengiz de aynı şekilde hem derslerine çalışıyor hem de bakıra şekil vermenin inceliklerini öğreniyor. İki kardeş, dede ve babalarının yıllar içinde kazandığı tecrübeyi devralarak, mesleği geleceğe taşıma sözü veriyor.

Cengiz ailesinin hikayesi, geleneksel Türk el sanatlarının yaşatılması için aile bağlarının ve kişisel fedakarlıkların ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Üç kuşağın emeği ve sevgisiyle beslenen bakırcılık mesleği, bu sayede yok olma tehlikesine karşı direniyor.