Ramazan'da Mide Krampı ve Reflüye Son: İftarda 20 Dakika Kuralı ile Sağlıklı Oruç
Ramazan ayı, hem sindirim sistemini hem de ruhu dinlendiren bir süreç olarak öne çıkarken, doğru beslenme alışkanlıkları vücutta detoks etkisi yaratmaya yardımcı oluyor. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, oruç tutarken aynı zamanda şifa bulmak isteyenlerin beslenmede dikkat etmesi gereken ve birebir uyulduğunda fayda sağlayan tavsiyelere odaklanması gerektiğini vurguladı.
Hızlı Yemek Sağlık Sorunlarına Yol Açıyor
Hızlı ve ağır şekilde tüketilen yemekler, mide hazımsızlığı, mide krampı, reflü, hipertansiyon ve kan şekeri dengesizliği gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Medicana Konya Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Beyza Vural Öten, şekerli içecekler, beyaz ekmek, pirinç ve patates gibi gıdaların kan şekerinde ani yükseliş ve düşüşlere yol açabileceğini belirtti. Bu durum, iftardan sonra halsizlik, yorgunluk, ani uyuma isteği ve enerji kaybı gibi olumsuz etkilere sebep olabiliyor.
İftarda Masadan Doymuş Olarak Kalkmayın
Uzun süren açlıktan sonra ilk öğünün olabildiğince yavaş ve hafif olması gerekiyor. Önce bir bardak su, ardından çorba ve iftariyeliklerle mideyi rahatlatmak önem taşıyor. Yemek süresini 20-25 dakikaya yaymanın, tokluk sinyallerinin beyne iletilmesi için kritik olduğunu ifade eden Dyt. Beyza Vural Öten, "Çorbadan sonra 5-10 dakika ara vermek gerekiyor. Önce protein ağırlıklı bir yemek, daha sonra sebze ve salata, en son ise karbonhidrat grubu olan ekmek, pilav ve makarna gibi yardımcı yemekler tüketilmelidir" dedi. Kızartma ve aşırı yağlı yemeklerden kaçınılması gerektiğini belirten Öten, metabolik olarak vücudu yormamanın büyük önem taşıdığını ekledi.
Sahurda Öğün Olarak Kahvaltı Tercih Edilmelidir
Sahurda ne kadar çok yersen o kadar tok kalırım düşüncesinin yanlış olduğunu vurgulayan Dyt. Beyza Vural Öten, tokluk süresinin yemeğin miktarından ziyade içeriği ile ilgili olduğunu açıkladı. Sahurda amaç, gün boyu tok kalmayı destekleyecek bir öğün oluşturmaktır. Kan şekerini dalgalandırmayacak gıdalara yer verilmesi, enerji kaybetmeden ve halsiz kalmadan oruç tutmaya katkı sağlayacaktır. Örneğin sahurda yumurta, peynir, yoğurt ve cacık gibi proteinli gıdalarla birlikte bol lifli çiğ sebzeler ve sağlıklı yağlar tercih edilmelidir. Yoğun karbonhidratlı yiyeceklerin metabolize olurken kendi ağırlığının 15 katı kadar su çektiğini belirten Öten, hamurlu, pilav ve makarna gibi yiyeceklerin ertesi gün daha fazla susatabileceğini ve kan şekerinde ani dalgalanmalara sebep olabileceğini ifade etti. Bu durum, gün içinde halsiz ve yorgun bırakabilir. Önerilen sahur öğünü kahvaltıyla yapılandırılmalıdır. Yumurta, yoğurt, avokado, ceviz, badem, koyu yeşil yapraklı sebzeler, turp, pancar ve havuç gibi çiğ sebzelerin mutlaka tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Su Tüketiminde Yapılan Yanlışlar
Su ihtiyacının çoğunu iftarda karşılamanın en büyük hatalardan biri olduğunu belirten Dyt. Beyza Vural Öten, "Hem iftarda hem sahurda fazla su içmek, midedeki sindirim enzimlerini seyrelterek sindirim hızını yavaşlatır, bu da hazımsızlık, şişkinlik ve reflü şikayetlerine neden olur" dedi. Sahurda art arda içilen suyun 3-4 saat içinde vücudu terk edeceğini vurgulayan Öten, su ihtiyacının iftarla sahur arası süreye yayılarak giderilmesi gerektiğini söyledi. İftardan sonra içilen çay ve kahve gibi içeceklerin su yerine geçmediğini, aksine bu tür içeceklerin vücuttan su atılımını artırabileceğini ekledi. Gün içinde çok susamamak için sahurda şekerli, baharatlı ve tuzlu gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirten Öten, bu tür gıdaların sahurdan 8-9 saat sonra susama ihtiyacını artıracağını ifade etti. Oruç tutarken yeterli ve dengeli su tüketimi olmadığında, baş ağrısı, halsizlik ve kabızlık gibi sorunlarla sıkça karşılaşılabileceğini sözlerine ekledi.