Ramazan'da Orucu Yanlış Açanlar Dikkat! Hazımsızlık ve Reflü Sebepleri Açıklandı
Ramazan'da Orucu Yanlış Açanlar Dikkat!

Ramazan'da Orucu Yanlış Açanlar Dikkat! Hazımsızlık ve Reflü Sebepleri Açıklandı

Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından yapılan yanlış beslenme tercihleri, mide ve bağırsak sorunlarını kaçınılmaz hale getirebiliyor. Özellikle iftar saatinde hızlı ve ağır yemek tüketimi; hazımsızlık, şişkinlik ve reflü gibi şikayetlerin en önemli nedenleri arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre gün boyu dinlenen sindirim sistemine ani yük bindirmek, mide asidinin artmasına ve sindirim sürecinin zorlaşmasına yol açarken, doğru beslenme alışkanlıklarıyla bu sorunların büyük ölçüde önüne geçilebiliyor.

İftarda Yapılan Beslenme Hatalarına Dikkat

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, Ramazan ayında mide ve bağırsak sağlığını korumanın temel koşulunun, uzun süreli açlığın ardından sindirim sistemine ani ve ağır bir yük bindirmemek olduğunu vurguladı. Özellikle iftar saatinde yapılan beslenme hatalarının birçok şikâyetin temel nedeni olduğunu ifade etti.

"Ağır Kızartmalar ve Baharatlı Soslardan Uzak Durun"

Prof. Dr. Tanoğlu, gün boyu dinlenen mideye iftar anında birdenbire çok miktarda ve ağır yemek göndermenin hazımsızlık, şişkinlik ve yanmaya yol açacağını belirtti. "Orucu su ve hurma ile açtıktan sonra az yağlı bir çorba içmek ve ana yemeğe geçmeden önce 5-10 dakikalık bir ara vermek sindirim sistemini rahatlatır. Bu kısa mola, tokluk sinyallerinin beyne ulaşmasını sağlar ve aşırı yemenin önüne geçer" dedi.

Ana yemeklerde kızartma, kavurma ve yoğun baharatlı soslar yerine haşlama, ızgara ya da fırında pişirilmiş et ve sebze yemekleri tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Tanoğlu, lokmaların küçük alınması ve iyi çiğnenmesinin de sindirimi kolaylaştırdığını ekledi.

Sahurda Yağlı Gıda Tüketimi Mide Problemi Sebebi

Sahurun ramazan ayının en stratejik öğünü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tanoğlu, "Sahurda mideyi yormayacak ama gün boyu tok tutacak yumurta, peynir ve tam tahıllı ekmek gibi protein ve lif ağırlıklı besinlere yer vermek gerekir. Böylece reflü riski de azalır" ifadelerini kullandı.

Gece yenen tuzlu ve yağlı gıdaların, ertesi gün hem susuzluğa hem de mide problemlerine neden olabileceğini belirten Tanoğlu, bu gıdaların sahurda tüketilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Pastırma ve Sucuk Reflü Ataklarını Tetikleyebilir

Uzun süreli açlık sonrası mide asidinin artış gösterebileceğini ifade eden Prof. Dr. Tanoğlu, "Bu dönemde pastırma, sucuk gibi işlenmiş ve yoğun baharatlı ürünlerin tüketilmesi reflü ataklarını tetikleyebilir. Ayrıca kızartılmış sebzeler, aşırı yağlı et yemekleri ve hamur işleri midenin boşalma süresini uzatarak ağırlık ve şişkinlik hissine neden olur" dedi.

Bol Şerbetli Tatlılar Gastrite Yol Açabilir

Tatlı tüketiminin de ramazan beslenmesinde kritik rol oynadığını dile getiren Prof. Dr. Tanoğlu, "Bol şerbetli, ağır hamur işi tatlılar, kan şekerini bir anda yükseltip düşürdüğü gibi mukoza dediğimiz mide çeperini tahriş ederek gastrite sebep olabilir" açıklamasını yaptı.

Benzer şekilde acı soslar, fazla miktarda sarımsak ve soğan içeren yiyeceklerin de özellikle gastrit veya ülser hassasiyeti olan kişilerde şiddetli rahatsızlığa yol açabileceğini söyledi.

İftar ve Sahurda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Prof. Dr. Tanoğlu, iftar ve sahurda dikkat edilmesi gereken diğer noktaları şöyle sıraladı:

  • Asitli meşrubatlar, iftar sofrasında hızlıca içilen çok soğuk sular ve yemekten hemen sonra tüketilen demli çay veya koyu kahveler, mide kapakçığının gevşemesine ve reflüye sebep olmaktadır.
  • Sahurda tüketilen tuzlu zeytinler, salamura gıdalar veya beyaz unla yapılmış hamur işleri gece boyunca mide asidini artırıp ertesi gün hem susuzluğu tetikler hem de mide yanmasıyla uyanmaya sebep olabilir.
  • Sahurdan hemen sonra uzanmak, mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olabilir. Bu durum sabah göğüste yanma ve ağızda acı tat şikâyetiyle uyanmaya yol açabilir. Sahurda yemekten sonra en az 45-60 dakika dik pozisyonda kalınması gerekir.
  • İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüş bağırsak hareketliliğini artırır ve sindirimi hızlandırır.
  • Probiyotik içeren yoğurt ve kefir gibi besinler bağırsak florasını destekleyerek gaz ve şişkinliği azaltır. Laktoz intoleransı olan kişiler laktozsuz ürünleri tercih etmelidir.
  • Suyu bir anda ve aşırı miktarda içmek yerine iftar ile sahur arasındaki zamana yayarak tüketmek gerekir. Bu yöntem hem mide şişkinliğini önler hem de böbreklerin yükünü azaltır.
  • Reflü riskini azaltmak için yemekten hemen sonra uzanılmamalı, sahur sonrası uyurken yastığın baş kısmı hafif yüksek tutulmalıdır.

Risk Grubundaki Hastalar Oruç Tutmamalı

Düzenli ilaç kullanan ve kronik hastalığı bulunan kişilerin, oruç kararı öncesinde mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Tanoğlu, "Aktif mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri olanlar, inflamatuar bağırsak hastalığının alevlenme dönemindeki hastalar, sindirim sistemi kanseri tedavisi görenler ve ileri karaciğer hastalığı bulunan kişiler için uzun süreli açlık risk oluşturabilir. Bu hastalar oruç kararını mutlaka uzman kontrolünde vermelidir" ifadelerini kullandı.

Safra kesesi taşı olup sık atak yaşayan kişilerin de ağır iftar yemekleri nedeniyle sorun yaşayabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Tanoğlu, son olarak ramazan boyunca dengeli, ölçülü ve bilinçli beslenmenin; lif tüketimini artırmanın, sıvıyı zamana yaymak ve ağır yemeklerden kaçınmanın hem mide hem de bağırsak sağlığını koruyarak daha konforlu bir oruç süreci geçirilmesini sağlayacağına dikkat çekerek açıklamalarını sonlandırdı.