Diş Kaybı Ertelenmemeli: Uzmanlar Zincirleme Sağlık Sorunlarına Karşı Uyarıyor
Diş Kaybı Zincirleme Sağlık Sorunlarına Yol Açıyor

Diş Kaybı Ertelenmemeli: Uzmanlar Zincirleme Sağlık Sorunlarına Karşı Uyarıyor

Diş kaybı, birçok kişi tarafından ertelenebilir veya sonraya bırakılabilir bir sorun olarak görülse de, uzmanlar bu yaklaşımın ciddi riskler taşıdığı konusunda uyarıda bulunuyor. "Nasıl olsa sonra yaptırırım" düşüncesiyle tedavi edilmeyen diş eksiklikleri, yalnızca estetik kaygılara değil, zincirleme birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Prof. Dr. Serra Oğuz Ahmet, zamanında müdahale edilmeyen tek bir diş kaybının bile tüm vücut dengesini etkileyebileceğini vurguluyor.

Çene Kemiğinde Ciddi Kayıplar Yaşanabiliyor

Dişler, yüzün alt bölümünü şekillendiren ve çiğneme sistemini oluşturan kritik yapılar olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Ahmet, bilimsel çalışmalara göre diş çekimini takip eden ilk 6-12 ay içinde çene kemiğinde yüzde 25 ila yüzde 40'a varan kemik kaybı görülebildiğini belirtiyor. Bu durum, tek bir diş kaybının bile çiğneme sistemindeki dengeyi bozabildiğini ve ilerleyen süreçte daha büyük sorunlara kapı araladığını gösteriyor.

Yüzde Yaşlanma Etkisi ve Estetik Sorunlar

Diş eksikliği, çiğneme kaslarının zayıflamasına ve çiğneme gücünün azalmasına sebep olabiliyor. Prof. Dr. Ahmet, bu durumun yüzde sarkma hissi, ağız çevresinde kırışıklıkların artması ve dudakların birbiri üzerine yığılması gibi etkilere yol açtığını ifade ediyor. Kemik kaybıyla birlikte dudakların desteğini yitirmesi, yanakların çökmesi ve çene hattının belirginliğini kaybetmesi, kişinin kronolojik yaşından 5-10 yıl daha yaşlı bir görünüme sahip olmasına neden olabiliyor.

Vücut Dengesini Etkileyen Zincirleme Sorunlar

Diş eksikliklerinin etkisi yüzle sınırlı kalmıyor. Çiğneme sisteminin çene eklemi, boyun kasları, omuzlar ve hatta omurga ile doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet, eksik dişler nedeniyle çiğnemenin tek taraflı yapılmaya başlanmasının olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. Bu durum, çene ekleminde ağrı, ses gelmesi, kilitlenme, boyun ve omuz kaslarında gerginlik, duruş bozuklukları ve baş ağrıları gibi sorunlara yol açabiliyor. Uzun süreli diş eksikliği olan bireylerde bu rahatsızlıkların daha sık görüldüğü bilimsel çalışmalarla destekleniyor.

Beyin Fonksiyonları ve Beslenme Alışkanlıkları

Çiğnemenin, beynin motor ve duyusal alanlarını aktif tutan önemli bir fonksiyon olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet, diş eksikliği sonucu çiğnemenin azalmasıyla birlikte beynin de bu duruma uyum sağlamaya çalıştığını açıklıyor. Bu süreç, yemek yerken çabuk yorulma, sert gıdalardan kaçınma ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi gibi etkilere sebep olabiliyor, bu da genel sağlığı olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Zamanında Tedavinin Önemi ve Protetik Çözümler

Tedavi sürecinin ertelenmemesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Serra Oğuz Ahmet, özellikle implant destekli protetik tedavilerin mevcut çene kemiğini koruyarak kemik kaybını yavaşlattığını ve yüzün doğal destek yapısını koruduğunu ifade ediyor. Tedaviyle birlikte, çiğneme fonksiyonunun yeniden sağlandığını, çene eklemi üzerindeki yüklerin dengelendiğini, yüz kaslarının tekrar aktif çalışmaya başladığını ve boyun ile omuz kaslarındaki dengesizliklerin azaldığını vurguluyor. Bu nedenle protetik tedavilerin, yalnızca ağız ve diş sağlığı değil, aynı zamanda genel vücut sağlığı açısından da kritik bir rol oynadığı belirtiliyor.

Diş kaybından sonraki 1-2 yıl içinde yapılmayan tedavilerin hem kemik kaybını artırdığını hem de ilerideki tedavi seçeneklerini sınırladığını ekleyen Prof. Dr. Ahmet, "Nasıl olsa sonra yaptırırım" düşüncesinin kemik ve kas sistemindeki olumsuz değişimleri hızlandırdığına dikkat çekiyor. Bu nedenle, diş kaybı yaşayan bireylerin tedavi sürecini geciktirmemeleri ve uzman desteğine başvurmaları öneriliyor.