Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de yaşayan 35 yaşındaki Süleyman Valiyev, çocukluk yıllarından beri böbrek rahatsızlığıyla mücadele ediyordu. Hastalığı zamanla ilerleyen Valiyev, böbrek yetmezliği nedeniyle yaklaşık 8 ay önce diyalize girmeye başladı ve sağlık sorunları yüzünden çalışamaz hale geldi.
Nakil Umuduyla Türkiye'ye Geldi
Nakil umuduyla Türkiye'ye gelen Valiyev'e en büyük desteği annesi verdi. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen nakil operasyonuyla 56 yaşındaki Güler Valiyeva, böbreğini oğluna bağışladı.
Anne Valiyeva: 'Evladım İçin Canımı Feda Ederim'
Anne Güler Valiyeva, oğlunun uzun yıllar süren zorlu sürecine tanıklık ettiğini belirterek, 'Anneler evladı için canını verir. Ben de aynısını yaptım. Ne isterse, öbür böbreğimi de veririm. O kadar, evladıma canımı feda ederim' dedi. Oğlunun rahatsızlığının 20 yaşından sonra başladığını aktaran Valiyeva, 'Tedaviler ve ilaçlar, süreç biraz uzadı. Ameliyat için Türkiye'ye geldi. Çok şükür şu anda iyi. Gözümü bile istese veririm. Evlat... Anne ve babalar evladı için fedakarlık yapmanın ne anlama geldiğini çok iyi bilir. İyileşme süreci tamamlanınca, iyi toparladıktan sonra Bakü'ye gidecek' diye konuştu.
Süleyman Valiyev: 'Anneme Minnettarım'
Süleyman Valiyev, annesinin fedakarlığı sayesinde yeniden umutlandığını dile getirdi. Yaklaşık 8 aydır diyalize girdiğini anlatan Valiyev, 'Son yıllarda çalışamadım. Süreç zorlu geçti. Anneme teşekkür ederim. Bana böbreğini verdi, iyi ki var. Her zaman da annemin yanında olacağım' ifadelerini kullandı.
Diyaliz İhtiyacı Ortadan Kalktı
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Kasapkara, hastanın uzun süredir böbrek yetmezliğiyle mücadele ettiğini belirterek, 'Hastamız son 8 aydır rutin hemodiyaliz programındaydı. Vericisi de annesiydi. Onun da bilinen, belirgin bir hastalığı olmadığı için yapılan tetkiklerde donör olması uygun bulundu ve operasyonu planlandı. Her ikisi de gayet iyi durumda. Diyaliz ihtiyacı da olmayacak şekilde hayatına devam edebilecek' bilgisini verdi.
Kasapkara, Türkiye'de yaklaşık 30 bin kişinin organ nakli beklediğine dikkat çekerek, böbrek nakillerinin büyük kısmının canlı vericilerden yapıldığını, kadavra bağışının artırılmasının önem taşıdığını kaydetti.



