İzmir'de Marfan Sendromlu Hastaya 11 Saat Süren Mucizevi Kalp Ameliyatı
Marfan Sendromlu Hastaya 11 Saatlik Mucizevi Kalp Ameliyatı

İzmir'de Marfan Sendromlu Hastaya 11 Saat Süren Mucizevi Kalp Ameliyatı

İzmir'in Buca ilçesinde yaşayan 48 yaşındaki 1 çocuk babası İbrahim Kral, doğuştan gelen ve vücuttaki bağ dokusunu zayıflatan Marfan sendromu ile mücadele ediyor. Bu genetik hastalık, genellikle kalp ve damar sorunlarıyla kendini gösteriyor. Kral'a yaklaşık 20 yıl önce aort damarında genişleme teşhisi konulmuş ve tedavi görmüştü. 12 yıl önce ise aort damarının patlaması nedeniyle İzmir'deki özel bir hastanede ameliyat edilmişti.

Sağlık Sorunları Yeniden Baş Gösterdi

Geçirdiği operasyonun ardından sağlığına kavuşan İbrahim Kral'ın şikayetleri zaman içinde yeniden ortaya çıktı. Uygulanan ilaç tedavilerine rağmen durumu kötüleşen Kral, tedavi için Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu. Burada, SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haydar Yaşa tarafından muayene edildi.

Yapılan tetkiklerde, Kral'ın kalbinden akciğerine giden ana damarda genişleme, aort kapağında kaçak, sağ kalpten çıkan ana damarda genişleme, kalbi örten zarda kalınlaşma, 2 koroner damarda tıkanma ve sol bacağındaki ana atardamarda kanama olduğu tespit edildi. Bu bulgular, kalp-damar hastalığı açısından oldukça riskli bir tablo ortaya koydu.

20 Doktorun Katıldığı Zorlu Ameliyat Planı

Prof. Dr. Haydar Yaşa, acil ameliyat kararı alarak hastanın yatışını yaptı. Kalp damar, kardiyoloji, anestezi ve göğüs cerrahisi bölümlerinde görevli 20 doktorla birlikte, bir hafta boyunca bu karmaşık ve tehlikeli ameliyatı detaylı bir şekilde planladılar. Ameliyat sırasında gerçekleştirilen işlemler şöyleydi:

  • Ana damarın tamamı sentetik bir greftle değiştirildi.
  • Aort kapağı mekanik bir kapakla yenilendi.
  • Tıkalı olan 2 koroner damara baypas yapıldı.
  • Kalınlaşan perikart zarı (kalbi saran kese) tamamen temizlendi.
  • Genişleyen ve yırtılan pulmoner arter (akciğer atardamarı) kalp zarıyla tamir edildi.
  • Bacaktaki damar primer yöntemiyle onarıldı.

Ameliyat yaklaşık 11 saat sürdü ve hastanın kalbinin toparlanabilmesi için 2 gün boyunca göğsü açık bırakıldı. Prof. Dr. Yaşa, hastayı bir hafta yoğun bakım servisinde takip ettiklerini belirtti.

"Dünyada Çok Nadir Görülen Bir Vaka"

Prof. Dr. Haydar Yaşa, bu ameliyatın insanlık tarihinin gördüğü en büyük ameliyatlardan biri olduğunu vurguladı. "Meslek hayatımda böyle bir vaka görmedim. Dünyada ya ilk vakalardan biri veya çok çok nadir görülmüştür" diyen Yaşa, normalde 3,5-4 santimetre olması gereken aort damarının hastada 6,5 santimetrenin üzerinde olduğunu ve ciddi kaçak bulunduğunu açıkladı. "Bu hayatta bağdaşan bir tablo değil. Bu tür hasta grubuna saatli bomba diyoruz" ifadelerini kullandı.

Ameliyatın başarılı sonuçlanmasından dolayı mutlu olduğunu dile getiren Yaşa, "Her şeye rağmen hayatta olması bir mucize. Bütün kalp fonksiyonları normal. Kapakçığı güzel çalışıyor. Tamir ettiğimiz yerlerde bir problem yok" dedi.

Hastanın Duygusal Açıklamaları

İbrahim Kral, ameliyat sayesinde hayatta olduğunu söyleyerek, "Hocam ameliyattan önce bana, 'zor bir ameliyata gireceğiz kabul ediyor musun' dedi. Ben de 'tamam' dedim. Benimle çok iyi ilgilendiler. İyi bir ameliyattı. Kendimi şanslı bir hasta olarak görüyorum" şeklinde konuştu. Genetik hastalığı nedeniyle aort damarının sürekli büyüdüğünü anlatan Kral, "Allah benim yaşadıklarımı kimseye yaşatmasın" diye ekledi.

Sağlığına kavuşmasının ardından gündelik işlerini yapmaya başladığını ifade eden Kral, "Allah'ın izniyle sağlığıma kavuştum. Bu saatten sonra bu şansımı iyi kullanacağım. Bundan sonra çalışıp hayatımı oğluma adayacağım, ona bakacağım" dedi. Ablası Hafize Kral da, aynı genetik hastalığın kendisinde de olduğunu ve annelerini 2007 yılında ani kalp krizinden kaybettiklerini söyledi.