Avrupa'da Yılda 1.7 Milyon Can Alıyor: Kalp Hastalıkları Alarmı
Avrupa'da yılda 1.7 milyon ölüm: Kalp alarmı

Avrupa İlaç Kurumu (EMA), kıta genelinde en önemli ölüm nedeninin hala kalp ve damar hastalıkları olduğunu ve bu sorunun her yıl 1.7 milyon insanın hayatına mal olduğunu duyurdu. 16 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen basın toplantısında açıklanan veriler, Avrupa'nın sağlık alanındaki en ciddi mücadele alanlarından birine işaret ediyor.

EMA'dan Çarpıcı Açıklamalar

EMA Terapötik Alanlar Departmanı Başkanı Francesca Day, yıllık faaliyetler hakkında düzenlenen toplantıda konuştu. Day, kardiyovasküler hastalıkların sadece ölümlere değil, aynı zamanda sakatlık, erken emeklilik ve işe devamsızlık gibi sorunlara da yol açtığını vurguladı. Bu durumun toplumdaki yaşam kalitesini düşürdüğünü ve ortalama yaşam süresini kısalttığını ifade etti.

Artış Gösteren Risk Faktörleri

Francesca Day, mevcut istatistiklerin endişe verici risk artışlarını gözler önüne serdiğini belirtti. Açıklamalarına göre, Avrupa'daki yetişkinlerin %54'ü fazla kilolu. Daha da çarpıcı olan ise, neredeyse her 3 gençten 1'inin fazla kilolu veya obez olması. Ayrıca, nüfusun %25'inde hipertansiyon görülüyor. Bu rakamlar, gelecek nesillerin kalp sağlığı açısından ciddi bir tehdit altında olduğunu ortaya koyuyor.

AB'nin Mücadele Planı ve İlaç Uyarısı

Day, Avrupa Komisyonu'nun yakın zamanda AB Güvenli Kalpler Planı'nı (EU Safe Hearts Plan) başlattığını hatırlattı ve EMA'nın bu planı kendi sorumluluk alanı çerçevesinde destekleyeceğini söyledi. Toplantıda ayrıca, diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 reseptör agonistleri adlı ilaç sınıfına da değinildi. Day, bu ilaçlara olan kamu ilgisinin yüksek olduğunu ancak önemli bir uyarıda bulundu: "Bu ilaçlar yaşam tarzı için kısa yol değildir." Francesca Day, söz konusu ilaçların uzun vadeli tedaviler olduğunu ve mutlaka tıbbi gözetim altında kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

EMA'nın bu açıklamaları, bireysel önlemlerin yanı sıra toplumsal sağlık politikalarının da kalp sağlığı konusunda ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite ve düzenli sağlık kontrolleri, bu mücadelenin en önemli adımları olarak öne çıkıyor.