Kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyal
Kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyal

Modern yaşamın getirdiği düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara kullanımı, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabilmektedir.

Uyku Apnesi ve Horlama Tehlikesi

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirtmektedir. Kalp çarpıntısının günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde ve hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Hayıroğlu, bilimsel çalışmaların uyku düzenindeki bozuklukların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösterdiğini vurgulamaktadır. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabilmektedir.

İhmale Gelmeyen 8 Sinyal

Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısının her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini ancak bazı belirtilerle birlikte görülmesi halinde mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. İşte kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyal:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

1. Göğüs Ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabilmektedir. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebilmektedir.

2. Nefes Darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebilmektedir. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektirmektedir.

3. Baş Dönmesi ve Bayılma Hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebilmektedir. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda vardır.

4. Soğuk Terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebilmektedir. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebilmektedir.

5. Halsizlik ve Aşırı Yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebilmektedir. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekmektedir.

6. Nabzın Düzensiz Hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabilmektedir. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtmektedir.

7. Çarpıntının Uzun Sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabilmektedir. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebilmektedir.

8. Dinlenirken Ortaya Çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylemektedir.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Yeni Nesil Tedavi Yaklaşımları

Prof. Dr. Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirterek yeni nesil tedavi yaklaşımlarına yönelik şu bilgileri vermektedir: Son yıllarda ritim bozukluklarına daha sık ve daha erken tanı koyabiliyoruz. Üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde kalpteki ritim bozukluğunun kaynağını daha net tespit edebiliyoruz ve uzun vadede daha yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz. Kısa vadede önemsenmeyen bazı ritim bozuklukları, ani ölüme neden olmasa da, uzun dönemde diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların zemininde kalp yetmezliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle artık beklemeden müdahale etmeyi tercih ediyoruz. Tedavide pil ihtiyacı yoksa, hastaların büyük bir kısmında ablasyon yöntemleri uygulanabilmektedir. Üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde işlem sırasında minimum radyasyon kullanılmakta ve anestezi desteğiyle daha güvenli bir tedavi süreci sağlanmaktadır.