Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, beyin tümörü tedavisine yönelik umut verici çalışmasına kamuoyundan ve bilim dünyasından gelen yoğun ilgi için teşekkürlerini iletti. Sancar, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, temel bilim adına memnuniyet verici olan bu gelişmelerin henüz erken bir aşamada olduğunun altını çizdi.
Fareler Üzerindeki Başarı İnsanlar İçin Yeterli Değil
13 Ocak 2026 tarihinde bir sosyal medya paylaşımı yapan Sancar, kamuoyunda yankı bulan deneysel başarıların şu an için sadece laboratuvar fareleri üzerinde elde edildiğini vurguladı. Bu bulguların insanlar için güvenli ve etkili bir tedavi yöntemine dönüşebilmesinin önünde hala uzun bir yol olduğunu belirten Sancar, kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Sancar'ın açıklamasına göre, bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için en az 2 yıl daha zamana ihtiyaç bulunuyor. Bilim insanı, umut verici gelişmelere rağmen, tedavinin insanlarda uygulanabilir hale gelmesi için sabırla ve titizlikle çalışmaların sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
TMZ ve EdU Kombinasyonu Hayatta Kalma Süresini Uzatıyor
Aziz Sancar ve ekibinin yürüttüğü çalışma, en agresif beyin tümörü türlerinden biri olan glioblastoma (GBM) tedavisinde kullanılan temozolomid (TMZ) ilacı ile EdU adlı molekülün birlikte kullanımını inceledi. Araştırma sonuçları, bu kombinasyonun tümörü baskılama etkisini artırdığını ve fare modellerinde hayatta kalma süresine belirgin bir katkı sağladığını ortaya koydu.
Çalışma kapsamında kombinasyon üç farklı platformda test edildi:
- Laboratuvarda üretilen 3 farklı insan glioblastoma hücre grubunda,
- Beyinlerine glioblastoma tümörü yerleştirilmiş farelerde,
- Doğrudan hastalardan alınan tümör dokuları üzerinde.
Hücrenin Kendi Onarım Mekanizması Hedef Alınıyor
Araştırmanın ilginç bulgularından biri, DNA yapısına katılan EdU molekülünün, tümör hücresi tarafından bir "DNA hasarı" olarak algılanması oldu. Hücre, bu molekülü DNA'sından temizlemek ve onarmak için aktif bir çaba sarf ediyor. İşte bu sırada, kemoterapi ilacı TMZ devreye girerek, onarım için meşgul olan hücrenin savunmasız anını yakalıyor ve onu yok etmede daha etkili hale geliyor. Bu sinerjistik etki, tedavinin başarısını artıran temel mekanizma olarak öne çıkıyor.
Prof. Dr. Aziz Sancar'ın açıklamaları, bilim dünyasında heyecanla karşılanan her bulgunun, klinik uygulamaya geçişinin sabır ve titizlik gerektirdiğini bir kez daha hatırlatıyor. Glioblastoma gibi zorlu bir hastalıkla mücadelede umut ışığı olan bu çalışmanın, önümüzdeki iki yıl içinde klinik araştırma safhasına geçmesi bekleniyor.