Türkiye'nin Kanser Haritası Açıklandı: Zirvede İstanbul veya Ankara Yok!
Kanser Haritasında Şaşırtan Liste: Zirvedeki Şehir

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayınladığı son veriler, ülkemizdeki kanser kaynaklı ölümlerin iller bazındaki dağılımını gözler önüne serdi. 2024 yılına ait ölüm nedenleri raporu, büyük metropollerin beklentilerin aksine listenin en tepesinde yer almadığını ortaya koyarak şaşırttı. Rapora göre, iyi ve kötü huylu tümörlere bağlı ölümlerde iller arasında ciddi farklılıklar bulunuyor.

Kanser Türlerine Göre Ölüm Dağılımı

Tümör kaynaklı ölümlerin alt nedenleri incelendiğinde, en yüksek oranın solunum sistemi kanserlerinde olduğu görülüyor. Ölümlerin %29,1'i gırtlak, soluk borusu, bronş ve akciğerin kötü huylu tümörlerinden kaynaklanıyor. Bu grubu, %8,0 ile kolon (kalın bağırsak) kanseri ve %7,8 ile lenfoid ve hematopoetik (kan ve lenf sistemi) kötü huylu tümörler takip ediyor. Bu veriler, belirli kanser türlerinin toplum sağlığı üzerindeki ağır yükünü net bir şekilde gösteriyor.

Bölgesel Farklılıklar ve Etkileyen Faktörler

Rapor, kanserden ölüm oranlarının bazı illerde ülke ortalamasının üzerine çıktığını, bazılarında ise daha düşük seyrettiğini belgeliyor. Uzmanlar, bu dağılımda birkaç temel faktörün etkili olduğuna dikkat çekiyor:

  • Bölgesel yaşam koşulları ve çevresel faktörler
  • Sağlık hizmetlerine erişim imkanları ve tanı-tedavi altyapısı
  • İlin demografik yapısı (yaş ortalaması, nüfus hareketliliği)

Bu etkenlerin kombinasyonu, her ilin kanser haritasındaki yerini belirliyor. Ancak raporda, en yüksek ölüm oranına sahip ilin ne İstanbul ne de Ankara olduğu bilgisi dikkat çekiyor. Bu durum, kanserin sadece büyük şehir sorunu olmadığını, farklı dinamiklerle tüm bölgeleri etkileyebildiğini gösteriyor.

Verilerin Kaynağı ve Gelecek Rapor

Paylaşılan tüm veriler, TÜİK'in 'Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri' başlıklı son yayınlanan raporundan alındı ve 2024 yılını kapsıyor. Kurumun bir sonraki güncel raporunun ise Haziran 2026'da yayımlanması bekleniyor. Bu periyodik raporlar, ülkenin sağlık politikalarının şekillenmesi ve kaynakların doğru yönlendirilmesi için kritik bir veri kaynağı oluşturuyor.

Sonuç olarak, TÜİK'in kanser haritası, mücadelenin bölgesel ihtiyaçlara göre planlanması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Özellikle gırtlak ve akciğer kanserlerinin önlenmesine yönelik farkındalık ve erken teşhis çalışmalarının önemi, rapordaki yüksek oranlarla bir kez daha teyit edilmiş oluyor.