Pankreas Kanseri Tedavisinde Umut Verici Gelişme: Farelerde Tümörler Tamamen Yok Edildi
Pankreas Kanserinde Farelerde Tümörler Tamamen Yok Edildi

Pankreas Kanseri Tedavisinde Umut Verici Gelişme: Farelerde Tümörler Tamamen Yok Edildi

İspanya Ulusal Kanser Araştırma Merkezi (CNIO) bünyesinde gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, araştırmacılar farelerde pankreas tümörlerini tamamen yok etmeyi başardı. Bu gelişme, sağ kalma oranı en düşük kanser türlerinden biri olan pankreas kanseri tedavisi için önemli bir umut ışığı olarak değerlendiriliyor.

Üçlü Kombinasyon Tedavisi ile Başarı Elde Edildi

Araştırmacılar, "üçlü kombinasyon tedavisi" adı verilen bir yöntem kullanarak farelerdeki pankreas kanserini imha etti. Bu tedavi yöntemi, kanser hücresini aynı anda üç farklı mekanizmadan baskılamak için üç ayrı ilacın birlikte verilmesi anlamına geliyor. Deneylerde kullanılan farelerin, verilen ilaçlara direnç göstermediği belirtildi.

Uzmanlar Umutlu Ancak Temkinli

ABD'deki Brown Üniversitesinin Legorreta Kanser Merkezi Direktörü Prof. Dr. Wafik el-Deiry, İspanya'daki çalışmayı bilimsel açıdan umut verici bulduğunu ifade etti. Deiry, "Tedavinin bilimsel gerekçesi ve ön klinik kanıtlar son derece güçlü. Bu nedenle düzenleyici kurallara uygun şekilde erken ve hızlı test edilmesi için bir yol bulunmalıdır." dedi.

Ancak Prof. Dr. Deiry, bu tür ön klinik çalışmaların insanlarda başarısız olma ihtimalinin her zaman bulunduğuna dikkat çekti. "Kanser, farelerde birçok kez tedavi edildi ancak gerçek şu ki insanlarda özellikle pankreas kanseri söz konusu olduğunda tablo çok daha karmaşık." şeklinde konuştu.

Klinik Deneylerin Önündeki Zorluklar

Umut vadeden ön klinik tedavilerin insan deneylerinde neden başarısız olabildiğini anlatan Deiry, şu faktörlere işaret etti:

  • Klinik çalışmalarda yeterli hasta sayısına ulaşılamaması
  • İnsanlarda ortaya çıkan öngörülemeyen ciddi yan etkiler
  • Beklenen etkinliğin görülmemesi
  • Çalışmaların önceden belirlenen hedeflere ulaşamaması

Deiry ayrıca, yeni tedavilerden hangi hastaların fayda göreceğini önceden gösterecek biyolojik göstergelerin bulunmamasının, birçok umut verici ilacın klinik deneylerde başarısız sayılmasına yol açtığını vurguladı.

İnsan Deneyleri İçin Hazırlık

Çalışmada hem bağışıklık sistemi sağlam genetik fare modellerinin hem de insan pankreas tümörlerinden elde edilen deneysel modellerin kullanıldığına dikkati çeken Deiry, bunun bilimsel açıdan çalışmanın gücünü artırdığını belirtti. Hasta kaynaklı ve daha önce tedavi görmemiş tümör modellerinin kullanılmasının, klinik açıdan önemli avantaj sunduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Deiry, "Genellikle hem iyimser hem de gerçekçi olmayı tercih ederim." diyerek bilimsel gelişmelerin hastalara aktarılmasında temkinli olunması gerektiğinin altını çizdi. Yeni geliştirilen tedavilerin bazı hastalarda çarpıcı sonuçlar verebildiğini ancak bunun genel kural teşkil etmediğini ifade etti.

Gelecek Adımlar

Araştırmacılar, çalışmanın insan üzerindeki etkilerini tespit edebilmek için klinik deneyler yapılması gerektiğini vurguladı. Modern onkolojinin temel hedeflerinden birinin, hastaları bir sonraki bilimsel gelişmeye kadar hayatta tutabilmek olduğunu belirten Deiry, bu süreçte hassas onkoloji yaklaşımının giderek daha merkezi rol üstlendiğini sözlerine ekledi.

İspanya'daki bu çalışma, pankreas kanseri gibi ölümcül hastalıklarla mücadelede yeni bir kapı aralarken, bilim dünyasının insan deneyleri için hazırlık yapması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.