Dakikada 3 Kişi Böbrek Hastalığından Hayatını Kaybediyor! Uzman Uyarıyor
Dakikada 3 Kişi Böbrek Hastalığından Ölüyor

Dakikada 3 Kişi Böbrek Hastalığı Nedeniyle Hayatını Kaybediyor

Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Siren Sezer, kronik böbrek hastalığının dünya çapında sessiz ama hızla büyüyen bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Sezer, "Dünyada her dakika 3 kişi kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybederken, önümüzdeki yıllarda bu hastalığa bağlı ölümlerin artması bekleniyor" dedi.

Küresel Bir Sorumluluk: Böbrek Sağlığı

Prof. Dr. Sezer, böbrek hastalıkları ile mücadelenin yalnızca bireysel değil, küresel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. 2026 yılının temasının 'Herkes için Böbrek Sağlığı: İnsanlara Özen Gösterme, Gezegeni Koruma' olduğunu hatırlatarak, böbrek sağlığının çevresel sürdürülebilirlikle yakından ilişkili olduğunu ifade etti.

850 Milyon İnsan Böbrek Hastalığıyla Mücadele Ediyor

Dünya Böbrek Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sezer, şu çarpıcı verileri paylaştı:

  • Dünyada yaklaşık 850 milyon insan böbrek hastalığıyla yaşıyor.
  • 4,6 milyon kişi diyaliz ya da böbrek nakli tedavisi görüyor.
  • Her yıl 1,5 milyon insan kronik böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor.
  • Bu, her 20 saniyede bir kişinin ölümü anlamına geliyor.
  • Türkiye'de yaklaşık 65-70 bin kişi diyaliz, 20 binden fazla kişi ise böbrek nakliyle yaşamını sürdürüyor.

Çevresel Faktörler Böbrek Sağlığını Doğrudan Etkiliyor

Böbreklerin çevresel faktörlerden en çok etkilenen organlardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Sezer, şu uyarılarda bulundu:

Kurşun, kadmiyum gibi ağır metaller, pestisitler ve endüstriyel kimyasallar böbrek dokusunda hasara yol açabilir. Kirli su kaynakları, enfeksiyon ve toksin maruziyetini artırarak böbrek hastalıklarını tetikleyebilir. Hava kirliliği, hipertansiyon ve diyabet riskini artırarak dolaylı şekilde kronik böbrek hastalığına zemin hazırlar.

İklim değişikliğinin de böbrek sağlığını tehdit ettiğini vurgulayan Sezer, "Aşırı sıcaklar sıvı kaybını artırır ve bu da akut böbrek hasarı riskini yükseltir. Dolayısıyla gezegeni korumak, böbrek sağlığını da korumaktır" diye konuştu.

Tedavi Süreçleri de Çevresel Kaynakları Tüketiyor

Prof. Dr. Sezer, tedavi süreçlerinde çevresel kaynakların yoğun kullanıldığına dikkat çekti. Özellikle hemodiyaliz tedavisinde seans başına yüzlerce litre su tüketildiğini, yüksek elektrik enerjisi kullanıldığını ve plastik ile tıbbi atık oluştuğunu belirtti.

"Su geri kazanımı, enerji verimli cihazlar ve atık azaltma gibi sürdürülebilir uygulamalar sayesinde hem çevresel etki azaltılır hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliği korunur" diyen Sezer, bu durumun uzun vadede hastaların tedaviye erişimini güvence altına aldığını ifade etti.

Risk Grupları Düzenli Kontrollerini İhmal Etmemeli

Kronik böbrek hastalığının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini, insanların genellikle geç evrede tanı aldığını belirten Prof. Dr. Siren Sezer, artık sadece erken teşhisin yetmediğini, hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almak gerektiğini vurguladı.

Risk gruplarını şöyle sıraladı:

  1. Diyabet hastaları
  2. Hipertansiyon hastaları
  3. Kalp-damar hastalığı bulunanlar
  4. Ailesinde böbrek hastalığı öyküsü olanlar
  5. Obez bireyler

Sezer, "Toplumda böbrek sağlığı farkındalığını artırmak, erken tanıyı yaygınlaştırmak ve çevreye duyarlı sağlık hizmetlerini desteklemek hepimizin ortak sorumluluğudur" diyerek sözlerini tamamladı.