DSÖ'den Kritik Uyarı: Şistozomiyaz Paraziti Küresel Tehdit Haline Gelebilir
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), cinsel organlara yerleşebilen ve şistozomiyaz hastalığına yol açan parazitlerin evrim geçirerek yeni ülkelere yayılma potansiyeli taşıdığını açıkladı. Yapılan son araştırmalar, bu parazitlerin uluslararası yayılımının önümüzdeki dönemde artabileceğini ortaya koyuyor.
Hastalığın Küresel Yayılımı ve Türkiye İçin Riskler
Her yıl dünya genelinde yaklaşık 250 milyon kişi şistozomiyaz için tedavi görüyor. Hastalığın büyük çoğunluğu, paraziti taşıyan salyangozların yoğun olarak bulunduğu Afrika kıtasında görülse de, Çin, Venezuela ve Endonezya'nın da aralarında yer aldığı 78 ülkede bulaşım tespit edildi. Türkiye'de ise şu ana kadar sadece yurtdışından dönen kişilerde bu parazite rastlandı, ancak uzmanlar bu durumun değişebileceği konusunda uyarıyor.
Şistozomiyaz Nedir ve Nasıl Bulaşır?
Şistozomiyaz, salyangozların vücudundan salınan parazit larvalarının bulunduğu sulara temas eden insan ve hayvanlarda görülen bir hastalık. Larvalar, deriyi sindirerek vücuda girmeyi sağlayan enzimler salgılıyor ve kan damarlarında yaşamaya başlıyor. Dişi parazitlerin yumurtlaması sonucu ortaya çıkan yumurtalar, bazen dışkı ve idrarla atılırken bazen de vücutta kalarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Özellikle üriner şistozomiyaz olarak adlandırılan ve cinsel organlarda biriken yumurtalar, ağrı, kanser riski ve hatta ölüme varan sonuçlar doğurabiliyor. Hastalık, bağışıklık sisteminin yumurtalara saldırması sırasında çevre dokuların hasar görmesiyle organ yetmezliğine neden olabiliyor.
Evrim Geçiren Parazitler ve Melez Tehdidi
Liverpool Wellcome Klinik Araştırma Programı'ndan Prof. Janelisa Musaya, parazitlerin evrim geçirerek mevcut tedavilere karşı direnç geliştirme ihtimali olduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, insan ve hayvanlardaki parazit versiyonlarının birleşerek yeni melez türler oluşturduğunu tespit etti. Bu melezler hem insanları hem hayvanları etkileyebildiği için kontrol altına alınmaları daha zorlaşıyor.
Prof. Musaya'nın araştırmasına göre, test edilen parazit örneklerinin %7'si melez çıktı ve bu oranın sadece "buzdağının görünen kısmı" olabileceği vurgulanıyor. Melez parazitler, gelecekte insan ve hayvan paraziti ayrımını ortadan kaldırabilir ve yeni tedavi yöntemleri gerektirebilir.
Teşhis Zorlukları ve Avrupa'daki Salgınlar
Yeni araştırmalar, melez parazitlerin cinsel organları etkilemesine rağmen tespit edilmesinin oldukça zor olduğunu gösteriyor. Mikroskop altında tipik parazit yumurtalarına benzememeleri ve belirtilerin cinsel yolla bulaşan hastalıklarla karıştırılabilmesi, teşhisi güçleştiriyor. Tedavi edilmeyen üriner şistozomiyaz, genital lezyonlara, kısırlığa ve HIV bulaşma riskinin artmasına neden olabiliyor.
İklim değişikliği ve artan seyahat hareketliliğiyle birlikte, melez parazitlerin yayılma yeteneği de artıyor. Son yıllarda Avrupa'nın güneyinde bu parazitlerin neden olduğu salgınlar rapor edildi. WHO şistozomiyaz kontrol programı başkanı Dr. Amadou Garba Djirmay, durumun "küresel bir endişe kaynağına dönüştüğünü" ifade ediyor.
Mücadele Çabaları ve Finansman Sorunları
Kapsamlı parazitle mücadele programları sayesinde, şistozomiyaz vakaları 2006'dan 2024'e kadar %60 oranında azaldı. Ancak WHO verilerine göre, 2018 ile 2023 yılları arasında göz ardı edilen tropik hastalıklarla mücadele için yapılan yardımlar %41 oranında düştü. Bu durum, hastalıkla mücadelede ciddi bir finansman açığına işaret ediyor.
Prof. Musaya, "Siyasetçilere bir uyanma çağrısı gönderiyoruz. Bu sorun hızla büyümeden önlem almalılar" diyerek küresel işbirliği ve kaynak ayrılmasının önemine dikkat çekiyor. Parazit ilaçlarıyla tedavi mümkün olsa da, risk altındaki grupların düzenli ilaç kullanımı ve yeni tehditlere karşı hazırlıklı olunması gerekiyor.