Ankara Sulh Mahkemesi Miras Tasfiyesi İçin Resmi İlan Yayımladı
T.C. Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi, miras hukuku kapsamında önemli bir resmi ilan yayımladı. İlan, 12 Nisan 2026 tarihinde giriş yapılarak kamuoyuna duyuruldu. Esas numarası 2026/14 olarak belirlenen tereke dosyası, mirasın tasfiyesi sürecini başlatıyor.
Mirasın Reddi Nedeniyle Tasfiye Talebi
Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından gönderilen 14 Ocak 2026 tarihli ve 2026/44 esas sayılı ihbar müzekkeresinde, Bolu ili, Gerede ilçesi, Ortaca mahalle/köyünde nüfusa kayıtlı olan Murat Çetiner'in mirasının tasfiye edilmesi talep edildi. Çetiner, 27 Ağustos 1969 doğumlu olup T.C. Kimlik numarası 36532020742'dir. Mirasçılarının tamamının mirası reddetmesi nedeniyle, Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesi uyarınca mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi istenmiştir.
İlgililere Yapılan Çağrı ve Yükümlülükler
Mahkeme, TMK'nın 620, 621 ve 634. maddeleri gereğince aşağıdaki hususları ilan etmektedir:
- Murisin mali durumu hakkında bilgi sahibi olan herkesin,
- Mirasçılarının ve muristen alacaklı olanların,
- Murise borcu bulunanların (kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanlar dahil),
ikinci ilanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde mahkemeye başvurmaları gerekmektedir. Başvuruda, murisin mal varlığı hakkında bilgi verilmesi, alacak ve borçların belgeleriyle birlikte dosyaya bildirilmesi zorunludur. Başvuru karşılığında ilgililere makbuz verilebileceği belirtildi.
Uyarılar ve Hukuki Sonuçlar
Mahkeme ilanında, haklı bir sebep olmaksızın bilgi vermeyen veya yanlış/eksik bilgi verenlerin, bundan doğacak zararları mirasçılara, vasiyet alacaklılarına veya üçüncü kişilere tazminle yükümlü olacakları vurgulandı. Ayrıca, süresi içinde alacaklarını bildirip deftere yazdırmayan alacaklıların, TMK 629. maddesi gereği terekeden hak talep edemeyecekleri açıklandı. Bu ilan, #ilangovtr etiketi ve Basın no ILN02418833 ile resmiyet kazanmıştır.
Bu süreç, miras hukukunun işleyişini gösteren önemli bir örnek teşkil etmektedir. İlgili tarafların zamanında başvuruda bulunmaları, hukuki haklarını korumaları açısından hayati önem taşımaktadır.



