Yapay Zeka Müzikte Kimlik Krizi: Sanatçıların Sesleri İzinsiz Kopyalanıyor
Günlük yaşantımızın hemen her anında müzik yanı başımızda yer alıyor. Sabah okula giderken kulaklıklarımızda, işe yetişmeye çalışırken radyoda, spor yaparken tempomuzda ya da hüzünlü bir akşamda sığındığımız o ritimlerde hayatı anlamlandırıyoruz. Bir şarkının rastgele bir mısrasına denk geldiğimizde bazen çocukluğumuza dönüyor, bazen de geleceğimize dair büyük hayallere dalıyoruz. Ancak teknolojiyle birlikte müzik dünyası, tarihin en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. Kendi kişisel listelerimizi oluşturduğumuz bu dijital çağda, denkleme Yapay Zeka (AI) dahil olunca hem sanatçılara hem de eserlere bakış açımız kökten değişti.
İnsan Mı, Algoritma Mı? Dinleyici Artık Ayırt Edemiyor
Bugün şarkıları sadece dinlemekle kalmıyor, sosyal medya mecralarında her an paylaşıyoruz. Ancak madalyonun öteki yüzünde büyük bir belirsizlik hakim: Dinlediğimiz o büyüleyici ses, gerçekten bir insana mı ait, yoksa bir yazılımın saniyeler içinde kurguladığı bir simülasyon mu? Spotify, YouTube ve Apple Music gibi dev çevrimiçi platformların veri analizleri, çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. 'En çok dinlenenler' listelerinde ve kullanıcılara sunulan 'haftalık keşif' önerilerinde, yapay zeka destekli üretilen eserlerin payı hızla artıyor.
Burada en dikkat çekici nokta ise kullanıcı davranışı; modern dinleyici, şarkının kimliğini, nasıl üretildiğini ya da arkasında bir emek olup olmadığını sorgulamaktan ziyade, o melodinin o anki ruh haline uyup uymadığına odaklanıyor. Görseli olmayan, hikayesi yazılmamış, hatta fiziksel bir karşılığı bulunmayan pek çok parça, sıradan bir sanat eseriymiş gibi kitlelere servis ediliyor.
Yapay Zeka Sanatçı Seslerini Kopyalayarak Sahte Eserler Üretiyor
Yapay zeka yalnızca yeni melodiler bestelemiyor; aynı zamanda yaşayan veya vefat etmiş tanınmış sanatçıların ses tınılarını, nefes alışlarını, söyleyiş tarzlarını ve imza niteliğindeki vurgularını saniyeler içinde kopyalayabiliyor. Sanatçıların bilgisi ve rızası dışında kullanılan ses örnekleri, dijital bir havuzda işlenerek yeni 'sahte' eserlere dönüştürülüyor. Bu durum sadece dinleyiciyi yanıltmakla kalmıyor, aynı zamanda bir sanatçının ömrünü verdiği kariyerini, emeğini ve telif haklarını da doğrudan tehdit ediyor.
Ses, Kimliğin Ayrılmaz Bir Parçasıdır
Konuyla ilişkin uyarılarda bulunan Avukat Gizem Gonce, yapay zeka aracılığıyla bir sanatçının ses tonunun kopyalanmasının, doğrudan bir kimlik hırsızlığı olduğunu vurguluyor. Gonce, "Ses tonu, bir sanatçının kimliğinin ve markasının en ayırt edici, en ayrılmaz parçasıdır. Yapay zeka, bu sesi rızasız taklit ediyorsa, ortada sadece bir telif ihlali değil, apaçık bir kişilik hakları saldırısı vardır" ifadelerini kullandı.
Kişisel Veri İhlali ve Yasal Yaptırımlar
Mesele sadece özel hukuk tazminatlarıyla sınırlı değil. Sesin bir 'kişisel veri' olduğunun altını çizen uzmanlar, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında da ağır yaptırımların doğabileceğini belirtiyor. Özellikle yapay zekâ üretimi içeriklerin, 'Yapay zekâ tarafından yapılmıştır' ibaresi taşımaması, hem sanatçıyı hem de dinleyiciyi manipüle eden bir sahtecilik unsuru olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür teknolojik manipülasyonların önümüzdeki dönemde ceza hukuku boyutunda da hapis cezasına varan sorumluluklar doğurabileceğini söylüyor.
Sanatçıların bu durum karşısında başvurabileceği yasal yollar şunları içeriyor:
- İçerik Kaldırma ve Durdurma Talebi: Yapay zekâ ile üretilen ve sanatçının haklarını ihlal eden içeriklerin tüm platformlardan kaldırılması ve yayınının ivedilikle durdurulması istenebilir.
- Manevi Tazminat Davaları: Sanatçının kimlik unsurlarının izinsiz kullanımı ve bu durumun yaratacağı itibar kaybı nedeniyle yüksek meblağlı manevi tazminat taleplerinde bulunulabilir.
- Erişim Engel Kararları: İhlalin ciddiyetine ve yayılma hızına bağlı olarak, ilgili internet sitelerine veya belirli URL adreslerine erişimin engellenmesi talep edilebilir.
Ses Artık Biyometrik Bir Veri Olarak Kabul Ediliyor
Konuyla ilgili konuşan Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, yapay zekânın bir sesi taklit etmesinin artık çok kolay olduğunu söyledi. Demircan, "Yapay zekâ önce sesin bir haritasını çıkarıyor. Ses zaten biyometrik bir veri. Sonrasında da o sesi birebir taklit edip şarkı söyletebiliyor" dedi. Bu teknolojinin ilk başta eğlence için kullanıldığını anlatan Demircan, "Başlarda kendi sesimizle ünlü karakterleri konuşturduğumuz kısa videolar gördük. Ama teknoloji geliştikçe bu iş çok daha hızlı ve neredeyse kusursuz hale geldi. Bu da kötü niyetli kullanımı artırdı" ifadelerini kullandı.
Yapay zekânın kimin sesiyle çalıştığını önemsemediğini vurgulayan Demircan, "Sistem için önemli olan tek şey bir ses olması. Sanatçının izni var mı, yok mu diye bakmıyor" diye konuştu. Ortada ciddi bir denetim eksikliği olduğunu belirten Demircan, "Birinin sesi kopyalandıktan sonra bunun nerede ve nasıl kullanılacağını kontrol etmek çok zor. Şu an 'Benim sesim klonlandı mı?' sorusunun net bir cevabı yok" dedi.
Adil Rekabette Yapay Zeka Krizi
Sanatçı ve eser sahiplerinin telif hakları için mücadele eden ve yakın zamanda yapay zekânın müzik endüstrisi üzerindeki etkilerini incelemek için "Yapay Zeka Komisyonu" kuran Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG)'nin Başkanı Ferhat Göçer, yapay zeka teknolojilerinin müzik endüstrisinde yarattığı dönüşüme ilişkin geçtiğimiz günlerde bir açıklama yayımlamıştı. Göçer açıklamasında, dijital müzik platformlarında hızla artan yapay zekâ içeriklerinin, sanat emeği, telif hakları ve adil rekabet açısından ciddi bir yapısal krize yol açtığını vurgulayarak sektörün acil ve şeffaf düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu ifade etmişti.
75 Bin Şarkı Dijital Platformdan Kaldırıldı
Sony, yapay zeka tarafından üretilen deepfake şarkılara karşı kapsamlı bir mücadele başlattı. Ünlü sanatçıları taklit eden 75 binden fazla sahte şarkıyı dijital platformlardan kaldıran şirket, AI destekli müzik üretiminin telif hakkı ihlallerine ve etik sorunlara yol açabileceğini vurguluyor. Şirket, sahte içeriklerin yalnızca sanatçıların gelirlerini değil, aynı zamanda itibarlarını da zedelediğini belirtiyor. Şirket, bu nedenle hükümetlerden, yapay zeka modellerinin sanatçıların eserleriyle eğitilmesini düzenleyecek yeni telif hakkı yasalarının bir an önce yürürlüğe girmesini talep ediyor. Özellikle İngiltere gibi ülkelerde bu tür düzenlemelerin eksikliği, müzik sektöründeki büyük aktörler için ciddi bir endişe kaynağı.
Sonuç olarak, yapay zeka teknolojisinin müzik endüstrisine entegrasyonu, dinleyici deneyimini dönüştürürken, sanatçıların hakları ve kimlikleri üzerinde ciddi tehditler oluşturuyor. Bu durum, hem yasal düzenlemelerin acilen güncellenmesini hem de dijital platformların daha sıkı denetim mekanizmaları geliştirmesini zorunlu kılıyor.