Hatay'da Ekonomik Canlanma: Şehre Dönüşle Ticari Hayat Yeniden Yeşeriyor
Hatay'da Ekonomik Canlanma: Şehre Dönüş Başladı

Hatay'da Ekonomik Canlanma: Şehre Dönüşle Ticari Hayat Yeniden Yeşeriyor

6 Şubat 2023 sabahı meydana gelen ve tarihin en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen deprem, Türkiye'yi derinden sarstı. Kahramanmaraş merkezli sarsıntılar, 13 şehirde 16 milyon insanı etkilerken, 50 binden fazla can kaybına yol açtı. Bu yıkıcı depremde en ağır darbeyi ise medeniyetler şehri Hatay aldı. Şehrin yüzde 85'i neredeyse yok olurken, Hatay adeta haritadan silindi. Ancak üç yıl sonra, bu acılı şehir küllerinden yeniden doğuyor ve ekonomik hayat yavaş yavaş canlanıyor.

Enkazların Yerini Şantiyeler Aldı

Depremin ikinci günü devasa bir enkaz yığınına dönüşen Hatay, bugün koca bir şantiye alanı halini almış durumda. Enkazlar yerini şantiyelere, şantiyeler ise yeni binalara bırakmış. Acılar hâlâ taze olsa da, teslim edilmeye başlanan konutlar, şehrin yeniden canlanacağına dair umutları yeşertiyor. Bu süreçte, TOKİ tarafından inşa edilen konteyner çarşılar, ekonomik hayatın yeniden nefes almasında kritik bir rol üstlenmiş.

Konteyner Çarşılar Esnafa Can Suyu Oldu

Deprem, Hatay'da sadece fiziksel değil, devasa bir ekonomik yıkıma da neden oldu. Hatay Valiliği verilerine göre, şehirde 137 bin 624 konut, 15 bin 599 işyeri ve 777 ahır yıkıldı. Ekonomik hayatın durma noktasına geldiği şehre can suyu, TOKİ eliyle sağlandı. Özellikle şehir merkezindeki Kurtuluş Caddesi ve Uzun Çarşı çevresinde hayata geçirilen konteyner çarşılar, esnaf için adeta bir hayat öpücüğü oldu.

Ancak tam anlamıyla bir ekonomik canlılıktan söz etmek için henüz erken. Yıkımla birlikte halkın başka şehirlere taşınması, esnafın müşteri kitlesini kaybetmesine yol açtı. Şehir merkezindeki yerleşik nüfus, deprem öncesi seviyeye ulaşmamış durumda. Alım gücünün düşmesi nedeniyle harcamalar, zorunlu ihtiyaçlarla sınırlı kalıyor. Bu zorlu süreçte, sağlanan vergi destekleri ve ertelenen SGK borçları, esnafa bir nebze olsun nefes aldırdı.

Esnafın Gözünden Hatay'ın Ekonomik Durumu

Depremin üçüncü yıldönümünde, TOKİ tarafından inşa edilen Uzunçarşı'dan Kuyumcular Çarşısı'na, Ayakkabıcılar Çarşısı'ndan Yüzüncüyıl'a kadar çeşitli konteyner çarşılarını dolaştık ve esnafın sesine kulak verdik. Şehrin hızla inşa edilmesinden memnun olan esnaf, biten konutlarla birlikte gidenlerin döneceğine inanıyor. Bu durumun ekonomik hayatı daha hızlı canlandıracağına inanan esnaf, altyapı yatırımlarının hızlanmasını, sosyal ve kültürel anlamda da yatırımların yapılmasını bekliyor.

Kuyumcu Alpaslan Şahbaz, "Uzunçarşı Antakya'nın kalbi. Orası tamamlandığında yeniden bir canlılık başlayacaktır. Konutların tamamlanmasının ardından dönüşler olacak. Şehir dışına giden çok tanıdığımız var. Memleketlerini özlediler" diyor.

Ayakkabıcı Bahattın Erkan ise, "Valimiz gidenleri geri getirmek, esnafı şehre çekmek için çok emek verdi. Burayı inşa ettiler. Bu sayede yeniden hem hayata hem de şehrimize tutunduk. Ancak bu sene sıkıntı var. Vergi ve hibe desteği bekliyoruz" şeklinde konuşuyor.

İşletmelerin Yüzde 70'i Ekonomik Hayata Döndü

Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, deprem sonrası TOKİ tarafından inşa edilen işyerlerinin, Hatay'da ticari hayatın yeniden canlanması açısından kritik bir rol üstlendiğini vurguluyor. Çinçin, "Deprem sonrası faaliyetlerini tamamen durdurmak zorunda kalan işletmelerin yüzde 60-70'i farklı ölçeklerde yeniden ticari hayata döndü. Özellikle hizmet, ticaret ve inşaat yan sektörlerinde geri dönüş hızı yüksek" açıklamasını yapıyor.

Ancak kalifiye iş gücü kaybı ve sermaye yetersizliği nedeniyle tam kapasiteye ulaşma sürecinin devam ettiğini belirten Çinçin, TOKİ ve Emlak Konut vasıtasıyla inşa edilen yeni ticaret merkezlerinin, şehre modern ve güvenli çalışma alanları kazandırdığını ifade ediyor. "Bu bölgelerde altyapı sorunları çözüldükçe ekonomik canlılık hızla artıyor" diyen Çinçin, yeni yerleşim bölgelerindeki dükkânların, şehrin ticaret merkezinin kaydığı yeni cazibe noktaları haline geldiğini söylüyor.

Borç Yükü ve Gelecek Beklentileri

Mücbir sebep hali kapsamında vergi ve SGK borçları ile kredi ödemelerinin defalarca ertelendiğine dikkat çeken Çinçin, Şubat 2026 itibarıyla bu borçların birikmiş olmasının esnaf üzerinde ciddi bir likidite baskısı oluşturduğunu belirtiyor. Çinçin, "Talebimiz, bu birikmiş borçların deprem bölgesi gerçeklerine uygun şekilde, uzun vadeli ve faiz yükü bindirilmeden taksitlendirme formülleriyle yapılandırılması" ifadelerini kullanıyor.

Hatay'ın bir sınır ili olduğunu vurgulayan Çinçin, Suriye'deki yönetim değişikliğinin şehir ekonomisine katkı sunduğunu kaydediyor. Çinçin, "Hatay, Suriye'ye açılan en stratejik ticaret kapılarından biri. Suriye'deki siyasi ve ekonomik gelişmeler, il ekonomisine doğrudan yansıyor. 2024'te Hatay'ın Suriye'ye olan ihracatı 206 milyon dolarken bu rakam 2025'te 248 milyon dolara yükseldi" diye konuşuyor.

Özetle, Hatay'da ekonomik canlanma, şehre dönüşle birlikte yavaş yavaş filizleniyor. TOKİ'nin konteyner çarşıları ve yeni konut projeleri, esnafa umut olurken, işletmelerin yüzde 70'inin faaliyete dönmesi, şehrin toparlanma sürecindeki direncini gösteriyor. Ancak borç yükü ve altyapı ihtiyaçları gibi zorluklar devam ederken, esnafın desteğe ve şehre dönüşün hızlanmasına ihtiyacı var.