Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sedat Öktem, astım, bronşiolit ve krup gibi solunum yolu hastalıklarında inhaler tedavilerinin öncelikli tercih olduğunu belirtti. Ancak tedaviye rağmen şikayetleri geçmeyen birçok hastada sorunun farklı hastalıklardan değil, cihaz kullanım hatasından kaynaklandığını vurguladı.
Doğru teknik hayati önem taşıyor
Prof. Dr. Sedat Öktem, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, inhaler ilaçların yanlış kullanımının tedaviyi etkisiz hale getirdiğini ifade etti. Bu ilaçların en büyük avantajının doğrudan hedef organa ulaşması olduğunu belirten Öktem, şunları kaydetti:
"Bu nedenle astım, bronşiolit ve krup gibi hastalıklarda inhaler tedavileri öncelikli olarak tercih ediliyor. Tedaviye rağmen şikayetleri geçmeyen birçok hastada sorun farklı hastalıklar değil, cihaz kullanım hatası oluyor. Yaptığımız değerlendirmelerde vakaların yaklaşık yüzde 80-85'inde problem, yanlış cihaz kullanımı ya da hatalı teknikten kaynaklanıyor. Bu cihazlardan çıkan ilaç yaklaşık 104 kilometre hızla püskürtüldüğü için doğru teknik kullanılmazsa akciğere ulaşması mümkün olmuyor."
Çocuklarda spacer kullanımı şart
Öktem, ölçülü doz inhalerlerin en sık kullanılan cihazlar olduğunu, bu cihazlardan çıkan ilacın çok yüksek hızda püskürtüldüğünü ve doğru teknik kullanılmazsa ilacın akciğere ulaşamayacağını belirtti. Bu nedenle özellikle çocuklarda ara cihaz (spacer) kullanılması gerektiğini vurguladı.
Kuru toz inhalerlerde ise farklı bir hata yapıldığını ifade eden Öktem, "Dişler kapalıyken kullanıldığında ilaç dişlere yapışır, akciğere ulaşmaz. Yine sık karşılaşılan bir durum, nebulizatörlerde maskenin yüze tam oturmaması ya da cihaz bakımının yapılmaması tedaviyi etkisiz hale getirebilir. Aileler mutlaka hekimlerinden cihazın doğru kullanımını öğrenmeli ve uygulamalıdır." dedi.
Çevresel önlemler ilk adım
Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, astımın çocukların yaşam kalitesini ve okul başarısını olumsuz etkileyebildiğini belirterek, doğru tedavi yaklaşımının önemine işaret etti. Nacaroğlu, "Tedavideki en önemli hedef, çocukların akciğer fonksiyonlarını koruyarak sağlıklı şekilde geleceğe taşımaktır. Hekim kontrolünde, doğru cihaz ve teknikle kullanıldığında bu ilaçların hormonal dengeyi bozduğuna dair bir bulgu yoktur. Aksine kullanılmadığında daha ağır ataklar görülebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Çocukluk çağı astım vakalarının büyük kısmının alerjik kökenli olduğuna dikkat çeken Nacaroğlu, polen, ev tozu, hayvan tüyleri gibi alerjenlerin hastalığı tetikleyebildiğini belirtti. Bu nedenle ilk adımın çevresel önlemler, ikinci adımın ise ilaç tedavisi olduğunu vurgulayan Nacaroğlu, şu tavsiyelerde bulundu:
"Tüm önlemlere rağmen şikayetleri devam eden hastalarda alerji aşısı olarak bilinen immünoterapi yöntemi uygulanabilir. Bu tedavi, alerjen maddelere karşı vücudun duyarlılığını azaltarak hastalığın seyrini değiştirebilen etkili bir yöntemdir. Ancak mutlaka çocuk alerji uzmanının kontrolünde ve düzenli takip ile uygulanmalıdır."



