Yapay zeka uygulamalarının, salt bir bilgi kaynağı olmaktan çıkıp insanların vakit geçirdiği birer 'dijital figür' haline gelmesi, beraberinde önemli psikolojik tehlikeler getiriyor. Bu konuda araştırmalar yürüten uzmanlar, teknolojinin toplumsal bağları zayıflattığına ve yeni bir yalnızlık türünü tetiklediğine dikkat çekiyor.
Yapay Zeka Yalnızlığı Gerçek Dostlukların Yerini Alıyor
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan uzman, insan hayatını kolaylaştıran devrim niteliğindeki yapay zeka teknolojisinin, giderek gerçek insan ilişkilerinin ve dostlukların yerini almaya başladığını ifade etti. Yapay zekanın, bireyleri gerçek sosyal ortamlardan uzaklaştırdığını vurgulayan uzman, "Son dönemde insanlar her şeyi yapay zekaya sormaya, onunla sohbet etmeye başladı ve bu şekilde gerçek ortamlardan koptu. Bu durumu 'yapay zeka yalnızlığı' olarak adlandırıyorum. Yapay zeka ile arkadaş olup gerçek toplumsal etkileşimi kaybeden bir kesim oluştu" dedi.
İnsan doğasının göz teması, karşılıklı gülümseme ve etkileşim gibi temel ihtiyaçları olduğunu belirten uzman, tamamen mekanik ve komut temelli çalışan yapay zeka sistemlerinin bu boşluğu asla dolduramayacağının altını çizdi.
Sürekli Olumlamalar Duyarsızlaştırıyor ve Riskleri Artırıyor
Ruhsal sıkıntılar için yapay zekadan destek alma eğiliminin profesyonel terapi yerine geçemeyeceğinin altı çizildi. Algoritmaların sürekli olarak kullandığı olumlayıcı ve övücü dilin uzun vadede bireye zarar verebileceği kaydedildi.
Uzman, yapay zeka uygulamalarının gerçek anlamda psikoterapi yapmasının, kişiyi anlamasının veya empatik bir ilişki kurabilmesinin mümkün olmadığını vurguladı. "Özellikle sürekli tekrarlanan olumlamalar ve övgü dolu ifadeler, bir süre sonra kişide duyarsızlaşmaya yol açabiliyor" diyen uzman, bu durumun yalnızlığı derinleştirerek depresyon ve kaygı bozuklukları gibi ruhsal problemleri önemli ölçüde artırabileceğini söyledi. Hatta bu sürecin, kendine zarar verici davranışlara da neden olabileceği konusunda uyarılar bulunduğunu ekledi.
Yapay Zeka Bağımlılığı Yeni Bir Hastalık Adayı
Geçmişte sokak oyunlarından 'tablet çocukluğuna' evrilen sürecin, yapay zeka ile birlikte yetişkinleri de kapsayan bir izolasyona dönüştüğü belirtildi. "Davranışsal bağımlılıklar son dönemde hızla artıyor" diyen uzman, bu sürecin dijital oyunlarla başlayıp sosyal medyayla devam ettiğini ve en son halkasının yapay zeka olduğunu aktardı. Artık 'yapay zeka bağımlılığı'nın, psikiyatri alanında tanımlanmış bir hastalık olma potansiyeli taşıdığı ifade edildi.
Korunma Yolu: Gerçek Etkileşim ve Ölçülü Kullanım
Teknolojinin avantajlarından vazgeçilmemesi gerektiği, ancak dijital dünyadan kopup gerçek hayata dönmenin hayati önem taşıdığı vurgulandı. Bu bağımlılıktan korunmanın yolları şöyle sıralandı:
- Kullanım sürelerini dikkatli belirlemek ve net kısıtlamalar koymak.
- Tüm günü yapay zeka ile geçirmek yerine, onu genellikle iş veya yardımcı olabilecek özel konularla sınırlamak.
- Sosyal etkileşimleri artırmak, arkadaşlarla buluşmak, spor yapmak ve doğada zaman geçirmek.
Son olarak, "Yapay zeka hayatımızı çok güzel kolaylaştırdı ama hala gerçek zekaya, gerçek insana ve gerçek bir gülümsemeye muhtacız" mesajı verilerek, insani bağların önemi bir kez daha hatırlatıldı.