ABD'den Venezuela'ya 6 Maddelik Ültimatom: Petrol ve İttifaklarını Bırak
ABD'nin Venezuela'ya 6 Maddelik Petrol ve İttifak Ültimatomu

Dünyanın kanıtlanmış en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi Venezuela, Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) gelen ve ulusal egemenliği derinden sarsacak bir talep listesiyle karşı karşıya. ABD medyasına yansıyan haberlere göre, Washington yönetimi Karakas'a ilettiği 6 maddelik listede, ülkenin temel politikalarını ve uluslararası ilişkilerini yeniden şekillendirmeyi dayatıyor.

ABD'nin Venezuela'dan Temel Talepleri Neler?

ABD'nin talepleri, Venezuela'nın dış politikasını ve enerji kaynaklarını tamamen kontrol altına almayı hedefliyor. ABC News'un bildirdiğine göre, Washington'ın ilk talebi, Venezuela'nın Çin, Rusya, İran ve Küba ile olan tüm ekonomik ve stratejik bağlarını koparması ve bu ülkeleri sınır dışı etmesi yönünde. Bu adım, Venezuela'nın mevcut uluslararası ittifaklarını tasfiye etmek anlamına geliyor.

İkinci ve en kritik talep ise doğrudan enerji sektörüne yönelik. ABD, Venezuela'nın petrol üretiminde yalnızca kendisiyle çalışmasını ve özellikle ağır ham petrol satışlarında ABD'yi kayıtsız şartsız tercih etmesini istiyor. Amerikan yetkilileri, Venezuela petrol sektörünün 'Amerikan şirketlerine avantajlı' hale getirilmesini bekliyor. Bu durum, ülkenin en değerli ulusal kaynağının kontrolünün fiilen yabancı tekellere devredilmesi olarak yorumlanıyor.

Petrol Gelirlerine ve Lojistiğine Tam Hakimiyet

Washington'ın istekleri bununla da sınırlı değil. ABD, sadece petrolün çıkarılmasını değil, aynı zamanda lojistik zincirini, tankerleri, sevkiyat ve dağıtım ağını da tamamen kontrol etmek istiyor. Bu, Venezuela'nın kendi petrolünü kime, ne zaman ve hangi koşullarda satacağına karar verme hakkını elinden alan bir talep.

ABD Başkanı Donald Trump'ın da ifade ettiği gibi, Washington günlük 30 ila 50 milyon varil petrolün kendisine verilmesini ve bu satışlardan elde edilecek gelirlerin Washington tarafından yönetilmesini talep ediyor. Trump'ın bu gelirlerin 'her iki ülke halkı için' kullanılacağı iddiasına rağmen, bu talep ülke kaynaklarının fiilen el değiştirmesi anlamına gelmekte.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright'ın yaptığı açıklama da bu planları doğrular nitelikte. Wright, Venezuela'dan çıkan ham petrolü pazara süreceklerini, önce depolanmış olanları, ardından da 'süresiz' olarak üretimi satacaklarını söyledi.

Tehditler ve Baskılar Artıyor

ABD'nin Venezuela'ya yönelik baskısı sadece ekonomik taleplerle sınırlı kalmıyor. ABD yönetiminin, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello'yu, geçici başkan Delcy Rodríguez'e yardım etmemesi halinde Devlet Başkanı Nicolás Maduro'ya benzer bir kaderle karşılaşabileceği konusunda tehdit ettiği öne sürülüyor. Cabello'nun tutuklanma veya daha kötü sonuçlarla hedef alındığı belirtiliyor.

Öte yandan ABD'li yetkililer, Venezuela'nın mevcut depolardaki dolu petrol tankerleri nedeniyle yakın zamanda mali iflasla karşı karşıya kalacağını iddia ediyor. Bu argümanla, petrolün serbest bırakılmasını bir 'zorunluluk' olarak sunarken, aslında Venezuela'yı mali baskı ve diplomatik izolasyonla boyun eğmeye zorluyor.

Sonuç olarak, ABD'nin 6 maddelik talebi, Venezuela'nın egemenliğini ve bağımsız dış politika yürütme hakkını askıya almayı amaçlıyor. Petrol gibi stratejik bir kaynağın kontrolünün devri ve uluslararası müttefiklerinden koparılması, Karakas yönetimi için ağır bir sınav oluşturuyor. Sürecin, Latin Amerika'da güç dengelerini ve küresel enerji politikalarını derinden etkileyecek gelişmelere yol açması bekleniyor.