Kızamık Vakalarındaki Artışa Karşı Uzmanlar Aileleri Uyarıyor: Aşılarınızı İhmal Etmeyin
Kızamık Artışına Karşı Uzmanlardan Aşı Uyarısı

Kızamık Vakalarındaki Artış ve Aşılama Oranlarındaki Düşüş Uzmanları Endişelendiriyor

Avrupa genelinde kızamık vakalarında gözle görülür bir artış yaşanıyor. Düşen aşılama oranları nedeniyle yalnızca aşısız çocuklar değil, aşı olan bireyler de risk altında bulunuyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Deniz Aygün, ülkemizde henüz bir vaka bildiriminin olmadığına dikkat çekti ancak tehlikenin devam ettiğini vurguladı.

Küresel Sağlıkta Değişen Enfeksiyon Dinamikleri ve DSÖ'nün Uyarıları

Cerrahpaşa Pediatri Günleri kapsamında 'Küresel Sağlıkta Değişen Enfeksiyon Dinamikleri' konusu masaya yatırıldı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa'da kızamık vakalarının arttığını resmi olarak bildirdi. Ermenistan, Avusturya, Azerbaycan, İspanya, İngiltere ve Özbekistan gibi ülkeler, endemik kızamık bulaşının görüldüğü bölgeler arasına girdi. Bu durumun en büyük nedeni olarak aşı karşıtlığı nedeniyle aşıların yapılmıyor olması gösteriliyor.

Türkiye'deki Durum ve Uzman Görüşleri

DSÖ'ye göre kızamık şu anda Türkiye'de kontrol altında tutuluyor. Ancak uzmanlar, son yıllarda küresel aşılama oranlarındaki düşüşe paralel olarak, aşı ile önlenebilir hastalıklarda yeniden bir artış gözlendiğine işaret ediyor. Doç. Dr. Deniz Aygün, aşılama oranlarının dünyada düştüğünü belirterek, bu kapsamdaki küresel tehlikeyi gözler önüne serdi.

Doç. Dr. Aygün şunları ifade etti: "Şu anda Cerrahpaşa'da ya da ülkemizde bir vaka bildirimi olmadı. Ancak bu, olmayacağı anlamına gelmiyor. Geçen sene bize gelen vakaların çoğu, aşıları yaptırılmamış çocuklardı."

Enfeksiyon Hastalıklarının Tarihsel ve Güncel Boyutları

Doç. Dr. Aygün, enfeksiyon hastalıklarının insanlık tarihi boyunca savaşlar, göçler, kentleşme ve çevresel değişimlerle şekillendiğini belirtti. Tifüs, kolera, veba ve çiçek gibi salgınların milyonlarca insanın yaşamını etkilediğini hatırlattı. Günümüzde ise küreselleşme, iklim değişikliği ve zorunlu göçlerin, enfeksiyonların yerel bir sorun olmaktan çıkıp küresel bir tehdit haline gelmesine neden olduğunu vurguladı.

Aşılama ve Toplumsal Bağışıklığın Kritik Önemi

Bir patojenin saatler içinde kıtalar arası yayılabildiği bu çağda, çocuk sağlığının küresel sağlık politikalarının merkezinde yer aldığını söyleyen Doç. Dr. Aygün, aşılamanın toplumları enfeksiyon hastalıklarından korumanın en etkili ve etkin yolu olduğunu dile getirdi. Toplumsal bağışıklığın, nüfusun yeterli bir kısmının bağışık olmasıyla salgınların önlenmesini sağladığını ancak bireysel bağışıklığın zamanla azalması, yeni doğanların eklenmesi, göçler ve yeni varyantların ortaya çıkmasının bu dengeyi kırılgan hale getirdiğini ekledi.

Türkiye'deki Aşılama Oranları ve Risk Faktörleri

Ülkemizde kızamık aşılama oranlarının yüzde 95'in üzerinde olduğunu belirten Doç. Dr. Aygün, "Ülkemizde iyi bir aşılama oranı var. Ancak aşı karşıtlığı aşılama oranlarını düşürüyor. Aşılama oranının bir ülke için yüzde 95'in üzerinde olması gerekiyor. Aşılama oranı yüzde 93'e düştüğünde bile kızamık salgını riski büyüyor" dedi.

Ailelere Yönelik Kritik Uyarılar ve Kızamığın Bulaşma Yolları

Doç. Dr. Aygün, bağışıklığı olmayan kişilerin yaklaşık yüzde 90'ının, enfekte bir kişiyle temas ettiğinde hastalığa yakalanabildiğini söyleyerek, ailelere şu uyarılarda bulundu:

  • "Şu anda vakamız yok ama her zaman tehlike var. Aileler, çocuklarının çocukluk çağı aşılarını mutlaka yaptırmalı."
  • "Aşının bir tehlikesi yok. 9'ncu aydan itibaren kızamık aşısı yapılıyor."
  • "Eskiler, 'kızamık kapı deliğinden bile girebilen bir hastalık' der. Gerçekten böyle. Ürkütücü olan kızamık hava yoluyla bile bulaşan bir hastalık. Aşılama oranları düşerse kolayla bulaşır."

Kızamık son derece bulaşıcı bir hastalık olarak biliniyor. Uzmanlara göre bağışıklığı olmayan kişilerin yaklaşık yüzde 90'ı, enfekte bir kişiyle temas ettiğinde hastalığa yakalanıyor. Belirtiler genellikle enfeksiyondan 10–12 gün sonra ortaya çıkıyor. Akıntılı burun, öksürük ve hafif ateş gibi soğuk algınlığı benzeri semptomlardan, ışığa hassasiyet, yüksek ateş ve tüm vücuda yayılan kırmızı döküntülere kadar ilerleyebiliyor. Virüs, hasta kişilerin öksürme ve hapşırmasıyla havaya yayılan damlacıklar yoluyla bulaşıyor. En etkili korunma yöntemi ise iki doz kızamık aşısı olarak öne çıkıyor.